Tevdi Mahalli Tayini: Alacaklı Kabul Etmezse Borç Nereye Bırakılır

Kısa cevap. Tevdi mahalli tayini, alacaklının haklı sebep olmaksızın ifayı kabul etmemesi üzerine borçlunun, borcun konusunu hâkimin göstereceği yere bırakarak borçtan kurtulmasıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesi bunu yazar: hasar ve giderler alacaklıya aittir, tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Uygulamada aynı işe ödeme yeri belirlenmesi de denir. Bu ad, sözleşmedeki ifa yerini silip yeni bir ödeme adresi kuran dava anlamına gelmez. İfa yeri 89. maddede durur. Hâkim, o yer çerçevesinde paranın veya şeyin bırakılacağı yeri gösterir. Kanun bu istem için ayrı bir gün sayısı koymaz. Dilekçe örneği, harç tutarı ve tek bir banka adı da yazılmaz. Yer, ifa yerindeki hakimin kararında kalır.
Tevdi hakkı hangi durumda doğar?

106. madde, alacaklının temerrüdünü iki hâlde kurar. Yapma veya verme edimi gereği gibi önerilmiştir. Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabul etmez ya da borçlunun ifa edebilmesi için kendisinin yapması gereken hazırlığı yapmaz. Bu iki şart birlikte durmalıdır. Öneri eksikse, yanlış kişiye yapılmışsa veya henüz muaccel olmayan bir borcu erken dayatıyorsa temerrüt kurulmaz. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.
107. madde, temerrüt kurulunca borçluya tevdi hakkı verir. Borçlu, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Hasar ve giderler alacaklıya aittir. Ticari mallarda ayrı bir cümle vardır: bunlar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Para borcu ticari mal ardiyesi değildir. Kiracının veya başka bir para borçlusunun kendi seçtiği hesaba yatırması, 107. maddedeki hâkim belirlemesinin yerini tutmaz.
111. madde, borçlunun kusuru olmaksızın alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama varsa ya da alacaklıdan gelen başka kişisel bir sebeple ifa edilemiyorsa, borçluya alacaklının temerrüdündeki tevdi veya dönme hakkını tanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesi bu iki işi ayırır: tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması bir bent, alacaklısı ihtilaflı borcun mahkemeye tevdii başka benttir. Alacaklının belli olup da kabulden kaçınması ile alacaklının kim olduğunun çekişmeli olması aynı istem değildir.
Ödeme yeri ile tevdi yeri aynı cümle midir?
89. madde ifa yerini tarafların açık veya örtülü iradesine bırakır. Anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde ifa edilir. Bunların dışındaki borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifa edilecek bir borçta, alacaklı sonradan yerleşim yerini değiştirir ve ifa önemli ölçüde güçleşirse borç, önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.
Tevdi yeri, bu ifa yerinin yerine geçen ikinci bir sözleşme maddesi değildir. 107. madde, ifa yerindeki hâkimin tevdi yerini belirlemesini ister. Para borcunda ifa yeri alacaklının yerleşim yeri ise istem, o yerin hâkimine gider. Borçlunun oturduğu il, alacaklının yerleşim yerinden başka ise 384. maddedeki genel oturulan yer yetkisi, 107. maddedeki özel kuralın önüne geçmez. 384. madde, kanunda aksine hüküm yoksa talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yeri yetkili sayar. 107. madde o aksine hükümdür.
Örnek nisan kirasıdır. Kiracı, muaccel bedelin tamamını ifa yerinde kiraya verene önerir. Kiraya veren, kiracı çıkmadıkça parayı almayacağını söyler ve haklı bir sebep göstermez. Öneri tam ve gereği gibi ise 106. madde temerrüdü kurar. Kiracı, ifa yerindeki hâkimden tevdi yeri ister. Parayı kendi adına açtığı bir hesaba yatırması, o karardan önce borcu düşürmez. Tevdi, o ayın kira borcunu yatırılan ölçüde sona erdirir. Kira sözleşmesini bitirmez. Tahliye, kira bedelinin yatırılmış olmasından ayrı bir maddedir. Anahtarın geri verilmesi de ayrı yazıdadır.
| Kavram | Hangi madde | Ne işe yarar |
|---|---|---|
| İfa yeri | TBK m. 89 | Borcun nerede ifa edileceği |
| Tevdi yeri | TBK m. 107 | Kabul edilmeyen şeyin bırakılacağı yer |
| Alacaklı temerrüdü | TBK m. 106 | Gereği gibi öneriye haklı sebepsiz ret |
| Alacaklı belirsizse tevdi | TBK m. 111 ve HMK m. 382 | Kimliğin duraksadığı borç |
Süre günü kanunda ayrıca yazılmaz. Tutar veya harç cetveli yoktur.
İstem hangi mahkemede, hangi usulle görülür?
382. maddenin borçlar hukukundaki listesi, tevdi mahalli belirlenmesini ve tevdi edilemeyecek eşyanın satılmasını çekişmesiz yargı işi sayar. 383. madde, çekişmesiz yargıda aksine düzenleme yoksa görevli mahkemeyi sulh hukuk mahkemesi yapar. 385. madde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünü ve aksi hüküm yoksa resen araştırma ilkesini uygular. Hâkim, tevdi yerini göstermek için ifanın önerilip önerilmediğine ve rette haklı sebep bulunup bulunmadığına bakar. Karar, taraflar arasında kira bedelinin miktarını veya tahliyeyi çözen bir hüküm olarak kurulmaz.
6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi, dava açılmadan önce arabuluculuğu kira, paylaştırma, kat mülkiyeti ve komşu hakkı için dava şartı yapar. Tevdi mahalli belirlenmesi bu dört bentte yoktur. Çekişmesiz yargıdaki bu istem, kira tahliye davasının arabuluculuk sırasına bağlanmaz. Kiracının aynı ay için açacağı başka bir dava, kendi madde şartına tabi kalır.
Dosyaya, borcun muaccel olduğunu, ifanın gereği gibi önerildiğini ve alacaklının haklı sebep olmaksızın kabulden kaçındığını gösteren kayıt konur. Yazılı öneri, ret beyanı ve borcun miktarı uygulamada bu kaydın omurgasıdır. Hazır dilekçe metni bu yazının konusu değildir. Harç ve gider avansının lira tutarı da yazılmaz. Ticari mal, 107. maddenin son cümlesiyle hâkim kararı olmadan ardiyeye bırakılabilir. O cümle, para borcuna veya anahtar teslimine genişletilmez.
Gereği gibi öneri, borcun tamamını ve alışılmış iş zamanını da taşır. 84. madde, borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklının kısmen ifayı reddedebileceğini yazar. Kiracının ayın yarısını önermesi, kiraya verene kabul borcu yüklemez. Ret, bu hâlde haklı sebebe dayanır ve temerrüt kurulmaz. 94. madde, borcun alışılmış iş zamanında ifa ve kabul edileceğini söyler. Mesai dışında bırakılan bir zarf, gereği gibi öneri değildir. Erken ifa da 96. maddede durur. Sözleşme veya kanun erken ifayı yasaklamıyorsa borçlu vadesinden önce ifa edebilir. Buna rağmen indirim isteyemez. Vadesinden önce yatırılan kira, henüz doğmamış ayları kendiliğinden kapatmaz. Hangi ayın tevdi edildiği, yatırılan tutarın kaydında açık durmalıdır.
Tevdi borcu nasıl düşürür, geri alınırsa ne doğar?
Tevdi, borçluyu borcundan kurtarır. Hasar, tevdi ile alacaklıya geçer. Giderler de alacaklıya aittir. Alacaklı, bırakılan şeyi veya parayı tevdi yerinden alabilir. Borçlu, tevdiyle birlikte kira sözleşmesini, satışı veya başka bir sürekli ilişkiyi kendiliğinden bitirmiş olmaz. 109. madde geri almayı sınırlar. Alacaklı tevdi edileni kabul ettiğini açıklamışsa veya tevdi bir rehnin kalkması sonucunu doğurmuşsa borçlu şeyi geri alamaz. Bu iki hâl yoksa geri alabilir.
Geri alma, borcu silinmiş bırakmaz. 109. maddenin ikinci cümlesi, tevdi edilen şey geri alındığı anda alacağın bütün yan haklarıyla varlığını sürdürdüğünü yazar. Faiz, kefalet veya rehin gibi yan haklar, geri alma ile birlikte yeniden ayaktadır. Borçlu, yatırdığı parayı çekip aynı dönemde borcu ödemiş sayılmaya devam edemez.
144. madde, tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacağı, takas hakkının doğumundan sonra ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar arasına koyar. Borçlu, tevdi kaydını karşı tarafın başka bir alacağıyla kendiliğinden kapatamaz. Bu sınır, tevdi yerinin belirlenmesinden ayrıdır. Takas def’i, kendi davasında ve kendi şartlarıyla ileri sürülür.
Şey tevdiye elverişli değilse satış izni nerede durur?
108. madde, konusunun niteliği veya işin özelliği tevdiye uygun düşmeyen, bozulabilir olan ya da bakımı, korunması veya tevdii önemli gider isteyen şey içindir. Borçlu, alacaklıya önceden ihtar eder ve hâkimin izniyle şeyi açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi edebilir. Şey borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa veya yapılacak gidere oranla değeri azsa açık artırma zorunlu olmayabilir. Hâkim, bu hâllerde önceden ihtar koşulunu da aramayabilir.
Satış izni, alacaklının malını borçlunun tek başına elden çıkarması değildir. İzin, 108. maddedeki şartlara ve 382. maddedeki çekişmesiz işe bağlıdır. Bedel tevdi edilir. Bedelin borçtan fazla olan kısmı alacaklıya aittir. Bozulmayan ve tevdiye elverişli bir para borcunda 108. madde işletilmez. Kirayı yatıracak kiracı, konutu sattırmak için bu maddeden izin isteyemez.
| Konu | Usul | Sonuç |
|---|---|---|
| Para veya tevdiye elverişli şey | TBK m. 107, hâkimin gösterdiği yer | Borçtan kurtulma, hasar alacaklıda |
| Ticari mal | Hâkim kararı olmadan ardiye | 107. maddenin son cümlesi |
| Bozulabilir veya tevdiye elverişsiz şey | İhtar ve hâkim izniyle satış, bedelin tevdii | TBK m. 108 |
| Borsa, piyasa fiyatı veya düşük değer | Açık artırmasız satışa izin verilebilir | İhtar koşulu da aranmayabilir |
Satış izni dilekçe şablonu değildir. Bedel örneği yoktur.
Karara karşı süre ve kararın etkisi nedir?
387. madde, çekişmesiz yargı kararlarına karşı hukuki yararı bulunan ilgililere, özel kanuni düzenleme saklı kalmak üzere, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf tanır. Süre, çekişmeli davadaki tebligat cümlesinden ayrı okunur. 345. madde, istinaf süresini ilamın usulen tebliğiyle başlatır ve bu süreyi de iki hafta yapar. Tevdi yerini gösteren karar çekişmesiz yargı işi olduğu için 387. maddedeki öğrenme ölçüsü uygulanır.
388. madde, kanunda aksine hüküm olmayan hâllerde çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini yazar. Tevdi yerini gösteren karar, alacaklının borcun hiç doğmadığına veya miktarın başka olduğuna ilişkin davasını kendiliğinden kapatmaz. Karar, gösterilen yere usulünce tevdi edilirse 107. maddedeki kurtulma sonucunu taşır. Tevdi yapılmadan duran bir yer belirlemesi, borcu yatırmış saymaz.
Örnek, iki alacaklı arasında duraksamadır. Borçlu, parayı kime vereceğini belgelerden çıkaramaz ve kusuru yoktur. 111. madde tevdi imkânını açar. İstem, 382. maddedeki alacaklısı ihtilaflı borcun mahkemeye tevdii bendine gider. Hâkim yer göstermekle, hangi alacaklının haklı olduğunu çeken bir tespit hükmü kurmuş olmaz. Asıl hak, kendi davasında görülür. Bu yazı o davanın dilekçesini vermez.
Hasar ve gider hangi anda alacaklıya geçer?
107. madde, tevdi ile borçlunun borcundan kurtulacağını, hasar ve giderlerin alacaklıya ait olacağını yazar. Hasarın geçmesi, şeyin hâkim kararından önce borçlunun elinde telef olmasıyla aynı anda değildir. Karar çıkmadan önceki telef, borçlunun kendi sorumluluk rejimine tabidir. Usulüne uygun tevdiden sonra şeyin tevdi yerinde zarar görmesi alacaklıya aittir. Bu ayrım, borçlunun karardan önce malı kendi deposunda bekletip ‘temerrüt vardı’ demesini yeterli kılmaz.
Gider, tevdi yerinin ücreti, saklama ve varsa taşıma kalemlerini kapsar. Kalemlerin lira tutarı bu sayfada yoktur. Alacaklı, gideri borçluya geri yıkamaz. Borçlu, gideri peşin ödemişse alacaklıdan isteme hakkı doğar. İstemin hangi davada ileri sürileceği, asıl borç ilişkisine ve tevdi kaydına bağlıdır. Bu sayfa gider faturası örneği vermez.
Para borcunda hasar, paranın tevdi yerine geçmesiyle konuşulur. Borçlunun kendi hesabında tuttuğu para, 107’deki tevdi değildir. Hesabın bloke veya kayıp riski borçludadır. Bankanın iflası veya blokesi, hâkimin gösterdiği yere yatırılmamış bir tutarı alacaklıya yıkmaz. Hangi kurumun tevdi yeri sayılacağı hakimin kararındaki kayıttır. Bu sayfa her para borcu için tek bir banka veya vezne adı yazmaz. Uygulamadaki tercih denetim_gerekli olarak dosyaya bırakılır.
Kısmi ifa, erken ifa ve geç öneri temerrüdü neden kurmaz?
84. madde, borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklının kısmi ifayı reddedebileceğini yazar. Red haklı sebebe dayanır. Kiracının ayın bir kısmını önermesi, kiraya vereni kabulde temerrüde düşürmez. Kısmi öneri üzerine açılan tevdi istemi, reddedilmelidir. Borçlu, önce kalan kısmı da gereği gibi önermelidir. Öneri, borcun konusu, vadesi ve ifa yeriyle uyumlu olmalıdır.
96. madde, sözleşme veya kanun yasaklamıyorsa borçlunun vadesinden önce ifa edebileceğini, buna rağmen indirim isteyemeyeceğini yazar. Erken ifa, alacaklıyı henüz doğmamış borçları kabul etmeye zorlamaz. Vadesinden önce yatırılan kira, sonraki ayları kendiliğinden kapatmaz. Hangi ayın kapatıldığı yatırılan tutarın kaydında açık olmalıdır. Kayıt yoksa borçlu, en eski muaccel aya mahsup iddiasını ayrıca ispatlar.
94. madde, ifa ve kabulün alışılmış iş zamanında yapılacağını söyler. Gece bırakılan bir zarf veya mesai bitiminden sonra zorlanan bir teslim, gereği gibi öneri değildir. Alacaklının o anda kabul etmemesi haklı sebep sayılabilir. İş zamanının hangi aralık olduğu, borç ilişkisinin türüne ve yerleşik uygulamaya göre belirlenir. Bu sayfa her meslek için tek bir başlangıç ve bitiş anı yazmaz, denetim_gerekli.
Müteselsil borç ve birden fazla alacaklı temerrüdü nasıl yayar?
106. maddenin son cümlesi, alacaklının müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşmesi hâlinde diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olacağını yazar. Borçlulardan birinin gereği gibi önerisi, alacaklı haklı sebep olmaksızın reddederse yeterlidir. Diğer borçlular, aynı edimi ikinci kez önermek zorunda kalmaz. Bu sonuç, müteselsil olmayan kısmi borçlara kendiliğinden yayılmaz. Her borçlu kendi payını öneriyorsa temerrüt yalnız o pay için konuşulur.
Alacaklı birden fazlaysa ve aralarında elbirliği veya birlikte yetki varsa, birine yapılan öneri diğerini her zaman temerrüde düşürmez. Kira birden fazla malike aitse ve ifa hepsine birlikte yapılacaksa, bir malikin kabul etmemesi diğerinin kabulüyle kapanmayabilir. Paylı alacakta her alacaklının kendi payını kabul etmesi ayrıdır. Hangi alacak türünün söz konusu olduğu sözleşmeden ve tapu kaydından okunur. Bu sayfa her çok malikli kira için tek sonuç dayatmaz.
Alacaklıların kim olduğu çekişmeliyse 111. madde devreye girer. Bu, 106’daki haklı sebepsiz retten farklıdır. 106’da alacaklı bellidir ve kabul etmez. 111’de borçlu, kusuru olmaksızın kime ifa edeceğini bilemez. Hâkim, 382. maddedeki ayrı bentte alacaklısı ihtilaflı borcun mahkemeye tevdiini konuşur. İki istem aynı dilekçeyle eritilirse görev ve inceleme konusu karışır. Bu sayfa o dilekçeyi vermez.
Kira bedeli, güvence akçesi ve anahtar aynı tevdi midir?
Kiracının tevdi ettiği tutar, hangi ayın kirası olduğunu göstermelidir. Güvence akçesi, kira bedelinin yerine geçmez. Güvencenin iadesi, sözleşme biterken ve varsa borç mahsubundan sonra konuşulan ayrı bir alacaktır. Kiraya verenin güvenceyi geri almaması, kira bedelinin tevdi yerini kendiliğinden değiştirmez. Kiracı, güvenceyi kira yerine saydırarak 107’yi işletmiş olmaz.
Anahtarın teslimi, para borcunun tevdii değildir. Kiraya veren anahtarı almazsa taşınmazın geri verilmesi ayrı bir uyuşmazlıktır. Para tevdii, tahliye hükmü doğurmaz. Tahliye, kira hukukundaki kendi sebeplerine bağlıdır. Kiracı, kira yatırmakla taşınmazda kalma hakkını da kendiliğinden uzatmış sayılmaz. Süre ve tahliye sebebi sözleşme ve ilgili kanundan okunur. Bu sayfa tahliye dilekçesi vermez.
Kiraya verenin ‘çıkmadıkça parayı almam’ demesi, kira borcu muaccel ve öneri tam ise haklı sebep değildir. Çıkma ile ödeme, sözleşmede birbirine şarta bağlanmış olabilir. Şart varsa önerinin gereği gibi olup olmadığı şartın gerçekleşmesine bağlıdır. Şart yoksa ret, 106’yı kurar. Kiracı, ifa yerindeki hâkimden tevdi yeri ister. Kendi seçtiği hesaba yatırmak, karardan önce borcu düşürmez.
Tevdi yeri kararı borcu kendiliğinden yatırılmış sayar mı?
Hâkimin yer göstermesi, paranın veya şeyin o yere bırakıldığını kanıtlamaz. Borçtan kurtulma, 107’deki tevdinin fiilen yapılmasına bağlıdır. Karar kesinleşmeden yatırılan tutar, kararın gösterdiği yerle uyumluysa kurtulma sonucu doğabilir. Uyumsuz bir yere yapılan yatırma, kararı yerine getirmez. Karar metnindeki yer kaydı esas alınır. Bu sayfa karar örneği yazmaz.
387. madde, çekişmesiz yargı kararında hukuki yararı bulunan ilgiliye öğrenmeden itibaren iki hafta içinde istinaf tanır. Özel hüküm saklıdır. İki hafta, çekişmeli ilamdaki tebligat ölçüsüyle aynı cümle değildir. 345. madde ilamın tebliğiyle işleyen iki haftayı çekişmeli dava için yazar. Tevdi yeri kararı çekişmesiz olduğu için öğrenme ölçüsü uygulanır. Öğrenmenin hangi belgeyle ispatlanacağı dosyaya bağlıdır. Tek bir tebliğ varsayımı yazılmaz.
388. madde, aksi hüküm yoksa çekişmesiz yargı kararının maddi anlamda kesin hüküm olmayacağını yazar. Alacaklı, borcun miktarını veya hiç doğmadığını kendi davasında tartışabilir. Tevdi kararı bu davayı kapatmaz. Buna karşılık usulüne uygun tevdi, o borç için 107’deki kurtulma sonucunu taşır. İki cümle çelişmez. Biri yer belirlemesinin kesin hüküm olmaması, diğeri fiilî tevdinin borç hukukundaki etkisidir.
Geri alma ve takas tevdiyi nasıl geri çevirir?
109. madde, alacaklı tevdi edileni kabul ettiğini açıklamışsa veya tevdi bir rehnin kalkması sonucunu doğurmuşsa borçlunun geri alamayacağını yazar. Bu iki hâl yoksa geri alma mümkündür. Geri alma, borcu silinmiş bırakmaz. Aynı maddenin devamı, şey geri alındığı anda alacağın bütün yan haklarıyla varlığını sürdürdüğünü söyler. Faiz, kefalet ve rehin gibi yan haklar yeniden ayaktadır. Borçlu, parayı çekip aynı dönemin borcunu ödemiş sayılmaya devam edemez.
144. madde, tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacağı, takas def’inin doğumundan sonra ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilecek alacaklar arasına koyar. Borçlu, tevdi kaydını karşı tarafın başka bir alacağıyla kendiliğinden kapatamaz. Takas, kendi şartlarıyla ve kendi davasında ileri sürülür. Tevdi yerinin belirlenmesi takas hükmü içermez.
Geri alma, alacaklı temerrüdünü geçmişe etkili olarak hiç olmamış saymaz. Temerrüdün sonuçları, geri alma anına kadar doğmuş olabilir. Hangi sonucun ayakta kaldığı, borcun türüne ve sözleşmeye bağlıdır. Bu sayfa her geri almada faiz oranını kilitlemez, denetim_gerekli. Oran uydurulmaz. Borçlu, geri aldığı parayı yeniden tevdi etmek isterse yeni bir gereği gibi öneri ve gerekirse yeni bir yer belirlemesi gündeme gelir. Eski karar, konusu değişen borcu kendiliğinden kapsamaz.
Satış izni hangi şeyde, hangi şartla verilir?
108. madde, niteliği veya işin özelliği tevdiye uygun düşmeyen, bozulabilir olan ya da bakımı önemli gider isteyen şey içindir. Borçlu, alacaklıya önceden ihtar eder. Hâkimin izniyle şeyi açık artırmayla sattırır ve bedeli tevdi eder. İhtar süre olarak kaç gün diye bu sayfada yazılmaz. Kanunun ‘önceden’ dediği aralık somut olaya bırakılır, denetim_gerekli. İhtar metni örneği verilmez.
Şey borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa veya yapılacak gidere oranla değeri azsa açık artırma zorunlu olmayabilir. Hâkim, bu hâllerde önceden ihtar koşulunu da aramayabilir. Bu istisna, her taşınırı kapsamaz. Değerin az olup olmadığı dosyadaki olgudur. Bu sayfa ‘şu tutarın altı artırmasız satılır’ demez. Tutar yoktur.
Satış izni, alacaklının malını borçlunun tek başına elden çıkarması değildir. Bedel tevdi edilir. Bedelin borçtan fazla olan kısmı alacaklıya aittir. Bozulmayan para borcunda 108 işletilmez. Kiracı, konutu sattırmak için bu maddeden izin isteyemez. Ticari malın ardiyeye bırakılması da 108 değildir. O imkân, 107’nin son cümlesinde hâkim kararı olmadan durur ve para borcuna genişletilmez.
Çekişmesiz yargı incelemesi hangi olguyu arar?
382. madde tevdi mahalli belirlenmesini çekişmesiz yargı işi sayar. 383. madde, aksine hüküm yoksa görevli mahkemeyi sulh hukuk mahkemesi yapar. 107. maddedeki ifa yeri, 384. maddedeki genel oturulan yer yetkisinin önüne geçer. İstem, ifa yerindeki mahkemeye götürülür. Borçlunun oturduğu il, ifa yerinden başka ise yetki yine ifa yerindedir. İfa yerinin 89. maddeye göre nerede olduğu, para borcunda kural olarak alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir.
385. madde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılamayı ve aksi hüküm yoksa resen araştırmayı uygular. Hâkim, ifanın önerilip önerilmediğine ve rette haklı sebep bulunup bulunmadığına bakar. Kira bedelinin miktarını veya tahliyeyi çözen bir hüküm kurmaz. Resen araştırma, borçlunun göstermediği bir bankayı kendiliğinden tevdi yeri ilan etmek anlamına gelmez. Yer, ifanın güvenli bırakılmasına elverişli olmalıdır. Elverişliliğin ölçütü dosyadadır.
6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi, kira, paylaştırma, kat mülkiyeti ve komşu hakkı için dava açmadan önce arabuluculuğu dava şartı yapar. Tevdi mahalli belirlenmesi bu bentlerde sayılmaz. Çekişmesiz yargıdaki istem, kira tahliye davasının arabuluculuk sırasına bağlanmaz. Kiracının aynı ay için açacağı tahliye veya alacak davası, kendi şartına tabi kalır. Tevdi dosyasına arabuluculuk tutanağı eklenmemiş olması, bu istemi usulden reddetmez.
Dosyada hangi kayıt bulunur, hangisi bulunmaz?
Dosyaya, borcun muaccel olduğunu, ifanın gereği gibi önerildiğini ve alacaklının haklı sebep olmaksızın kabulden kaçındığını gösteren kayıt konur. Yazılı öneri, ret beyanı ve borcun miktarı bu kaydın omurgasıdır. Tanık anlatımı, yazılı ret yoksa destek olabilir. Tek başına ‘söyledim almadı’ cümlesi, her dosyada temerrüdü kurmaz. İspat ölçüsü hakimin önündeki belgededir.
Hazır dilekçe metni bu yazının konusu değildir. Harç ve gider avansının lira tutarı da yazılmaz. Okuyucu, başka bir sitedeki örnek metni olduğu gibi mahkemeye vererek 107’yi tamamlamış olmaz. İstem, somut borcun taraflarını, miktarını, ifa yerini ve ret olgusunu taşımalıdır. Eksik olgu, yer belirlemesiyle borçtan kurtulma doğurmaz.
Karar çıktıktan sonra tevdi makbuzu saklanır. Makbuz, hangi ayın veya hangi borcun kapatıldığını göstermelidir. Makbuzun kaybolması, tevdi hiç yapılmamış sayılmaz. Yerindeki kayıt getirilebilir. Getirilemezse ispat güçlüğü doğar. Güçlük, alacaklının borcu ikinci kez istemesine kadar gidebilir. Borçlu, yatırdığını gösteren kaydı ayrıca aramalıdır. Bu sayfa makbuz şablonu vermez.
İfa yeri sonradan değişirse tevdi nereye gider?
89. madde, para borçlarında anlaşma yoksa ifanın alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde yapılacağını yazar. Alacaklı yerleşim yerini sonradan değiştirir ve ifa önemli ölçüde güçleşirse borç, önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir. Tevdi istemi de bu ifa yerindeki hâkime gider. Borçlu, alacaklının yeni ilindeki mahkemeye gitmek zorunda kalmayabilir. Güçleşmenin önemli olup olmadığı somut uzaklığa ve borcun türüne bağlıdır. Her adres değişikliği kendiliğinden önceki yeri korumaz.
Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde ifa edilir. Belirli bir tablonun veya makinenin teslimi bu gruba girebilir. Para, parça borcu değildir. Kiracının kira parası, taşınmazın bulunduğu yerde ifa edilir diye 89’un parça borcu cümlesine sokulamaz. Para borcunun ifa yeri, alacaklının yerleşim yeridir. Taşınmazın ili, ancak sözleşme ifa yerini orası diye yazmışsa öne çıkar.
Sözleşme ifa yerini açıkça bir ilçe olarak yazmışsa hâkim, o yerde tevdi yerini belirler. Sözleşmedeki ifa yeri silinip borçlunun oturduğu yer yeni ödeme adresi yapılmaz. Başlıktaki ‘ödeme yeri belirlenmesi’ adı, 89’u yeniden yazan bir dava değildir. İfa yeri durur. Hâkim, o çerçevede bırakma yerini gösterir.
Borçlunun kusuru tevdi imkânını nasıl daraltır?
111. madde, borçlunun kusuru olmaksızın alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama varsa tevdi imkânı tanır. Kusur varsa borçlu, belirsizliği bahane edip tevdiyle kurtulamaz. Belgeleri okumamak, mirasçılığı sormamak veya bilinen adresi denememek kusur tartışması doğurur. Kusurun sınırı somut olaya bırakılır. Bu sayfa her belirsizlikte kusur vardır veya yoktur demez, denetim_gerekli.
Alacaklının haklı sebebi varsa 106 da kurulmaz. Haklı sebep, ifanın eksik, yanlış kişiye veya erken dayatılmış olmasıdır. Ayrıca sözleşmede kararlaştırılan belge eksikse alacaklı kabulü erteleyebilir. Belgenin hangi evrak olduğu sözleşmeden okunur. Bu sayfa evrak listesi şablonu vermez. Haklı sebep varsa tevdi istemi yerindelikten reddedilir. Ret, borçluyu ifa borcundan kurtarmaz.
Borçlu, alacaklıyı yanıltarak ret yaratmışsa kendi yarattığı engelden yararlanamaz. Örneğin eksik havale dekontunu tam ödeme gibi gösterip kabul edilmemeyi temerrüt saydırmak, 106’yı kurmaz. İyi niyet, tevdi hakkının da sınırıdır. Mahkeme, önerinin gerçekten borcun tamamını kapsayıp kapsamadığına bakar.
İcra takibi sürerken tevdi ne işe yarar?
Alacaklı, muaccel alacağı için icra takibi başlatmış olabilir. Borçlu, takipte itiraz veya ödeme imkânlarını ayrıca kullanır. Tevdi mahalli kararı, icra dairesindeki itiraz süresinin yerine geçmez. İtirazın günü İcra ve İflas Kanunu’ndaki hükme bağlıdır. Bu sayfa o günü tevdi işine yapıştırmaz. Süre denetim_gerekli olarak icra yazısında ayrı okunur. Burada yalnız, tevdi dosyasının icra itirazını kendiliğinden yapılmış saymadığı söylenir.
Usulüne uygun tevdi, o borç bakımından borçluyu kurtarır. Kurtulma, icra dosyasına bildirildiğinde alacaklının aynı bedeli ikinci kez istemesi haksız takibe dönüşebilir. Bildirim yapılmazsa icra dairesi tevdi dosyasını kendiliğinden görmeyebilir. Borçlu, makbuzu icra dosyasına sunmalıdır. Sunmanın dilekçe örneği bu sayfada yoktur.
Tevdi, işlemiş faiz ve masrafın tamamını her zaman kapatmaz. Yatırılan tutar, asıl alacağın hangi kalemini karşılıyorsa o kalem sona erer. Eksik kalan masraf için takip sürebilir. Hangi kalemin kapandığı makbuzdaki açıklamadan okunur. Faiz oranı bu sayfada yazılmaz, denetim_gerekli. Oran, sözleşme veya kanundaki faiz rejiminden gelir.
Yabancı para borcunda tevdi hangi tutarla yapılır?
Borç yabancı para olarak kararlaştırılmışsa tevdi, kural olarak o para birimiyle konuşulur. Türk lirasına çevirip kendi seçtiği kurdan yatırmak, gereği gibi ifa olmayabilir. Kurun hangi günün kuru olduğu sözleşmede yazıyorsa o yazı esas alınır. Sözleşme suskunsa çevirme günü ve kur kaynağı bu sayfada kilitlenmedi, denetim_gerekli. Uydurma kur yazılmaz.
Hâkim, tevdi yerini gösterirken para birimini de dikkate alır. Her banka her para birimini kabul etmeyebilir. Yer, borcun fiilen bırakılabileceği bir yer olmalıdır. Borçlu, ‘banka kabul etmedi’ diyerek tevdi hiç yokmuş gibi davranamaz. Kabul etmeyen yer varsa hâkimden yerin değiştirilmesi istenebilir. Değişiklik, yeni bir olguya dayanmalıdır.
Yabancı para borcu, ticari mal ardiyesi değildir. 107’nin son cümlesi buraya genişletilmez. Hâkim kararı olmadan bir hesaba yatırmak, para borcunda kurtulma doğurmaz. Bu sınır, yerli para ile yabancı para için aynıdır. Fark, tutarın hangi birimle yatırılacağındadır. Birim, sözleşmedeki borç birimidir.
Noter ihtarı tevdi yerine geçer mi?
İhtar, alacaklıya borcun ifa edileceğini veya temerrüdün sonuçlarını bildiren bir beyan olabilir. İhtar, paranın veya şeyin bırakıldığı yer değildir. Noterde çekilen ihtar, 107’deki hâkim belirlemesinin yerini tutmaz. İhtar, gereği gibi önerinin belgesi olabilir. Belge olması, borcun ödendiği anlamına gelmez. Ödeme, tevdi veya alacaklının kabulüdür.
İhtarda verilen süre, kanunun yazmadığı bir tevdi gününe dönüşmez. TBK 107, istem için ayrı bir gün sayısı koymaz. Hak, alacaklı temerrüdü kurulunca kullanılır. İhtardaki üç veya yedi günlük cümle, tarafların kendi beyanıdır. Bu sayfa ihtara örnek gün yazmaz ve o günü tevdi süresi diye kilitlemez, denetim_gerekli. İhtar metni örneği de verilmez.
İhtar, ifa yerinde ve alışılmış iş zamanında yapılmış bir öneriyle birlikte okunursa 106’daki temerrüdün ispatını kolaylaştırır. Tek başına, alacaklının haklı sebeple reddettiği bir ihtar temerrüt kurmaz. Haklı sebep, eksik ifa veya muaccel olmayan borçtur. İhtar ücreti bu sayfada yoktur. Ücret, temerrüdün şartı değildir.
Birden fazla borç varsa yatırılan tutar hangisini kapatır?
Borçlu, tevdi ederken hangi borcu kapattığını belirtmelidir. Belirtmezse mahsup, Türk Borçlar Kanunu’ndaki sıra hükümlerine göre konuşulur. Alacaklı, kanunun izin verdiği ölçüde mahsubu yönlendirebilir. Mahsup sırası, gecikmiş faiz, masraf ve asıl alacak ayrımını içerir. Bu sayfa her dosya için tek bir mahsup yüzdesi yazmaz. Sıra, madde metninden ve borcun türünden okunur.
Kira örneğinde birden fazla ay birikmişse, yatırılan tutarın hangi aya ait olduğu makbuzda görünmelidir. Görünmezse en eski muaccel aya mahsup iddiası ayrıca ispatlanır. Kiracı, son ayı kapatıp eski ayı açık bırakmak istiyorsa bunu tevdi anında açıkça yazmalıdır. Yazılmayan tercih, sonradan alacaklının aleyhine kendiliğinden uygulanmaz.
Mahsup uyuşmazlığı, tevdi yerini gösteren kararın kesin hüküm olmadığı 388. maddeyle de bağlanır. Yer kararı, tutarın hangi ayı kapattığını her zaman çözmez. Çözmüyorsa taraflar bu uyuşmazlığı kendi davalarında ileri sürer. Tevdi dosyası, kira tespit veya tahliye davasının yerine geçmez. Her istem kendi şartında kalır.
Tevdi, sözleşmeden dönmenin yerine geçer mi?
Alacaklının temerrüdü, borçluya yalnız tevdi hakkı vermez. Kanunun gösterdiği şartlarla sözleşmeden dönme de konuşulabilir. Dönme, tevdi ile aynı sonuç değildir. Tevdi borcu düşürür ve sözleşmeyi ayakta bırakabilir. Dönme, sözleşmeyi sona erdirmeye yönelir. Kiracı, kira parasını tevdi ederek tahliye borcundan kurtulmuş olmaz. Tahliye ayrı hüküm ister.
Dönme için önel gerekip gerekmediği, ilgili maddenin metnine bağlıdır. Önelin gün sayısı bu sayfada kilitlenmedi, denetim_gerekli. Kilitlenen şey, önelin tevdi yerinin belirlenmesi için aranan bir dava şartı olmadığıdır. Tevdi istemi, alacaklı temerrüdü ve gereği gibi öneriyle açılır. Dönme davası kendi şartıyla açılır. İkisi aynı dilekçede zorunlu olarak birleşmez. Bu sayfa o dilekçeyi vermez.
Dönme ileri sürülürse tevdi edilen şeyin akıbeti ayrıca konuşulur. Geri alma, 109. maddedeki sınırlara tabidir. Alacaklı kabulünü açıklamışsa veya rehin kalkmışsa geri alma kapanır. Dönme, bu sınırı kendiliğinden kaldırmaz. Borçlu, hem dönüp hem parayı çekip hem borcu ödemiş sayılmayı aynı anda isteyemez. Sonuçlar maddelere göre ayrılır.
Tevdi edilen şey alacaklının malı olur mu?
Para tevdi edildiğinde borç, yatırılan miktar ölçüsünde sona erer. Sona erme, paranın alacaklının eline geçmiş olmasını gerektirmez. Para, gösterilen yerde alacaklı hesabına durur. Alacaklı onu alabilir. Alması, borcun ikinci kez doğması demek değildir. Almazsa borç yine düşmüş kalır. Düşme, tevdinin usulüne uygun yapılmış olmasına bağlıdır. Karar olup yatırma yoksa düşme de yoktur.
Eşya tevdi edildiğinde mülkiyetin hangi anda el değiştirdiği, borcun türüne ve ayrıca bir tasarruf işlemi gerekip gerekmediğine bağlıdır. Her eşyada tevdi, mülkiyeti kendiliğinden alacaklıya geçirmez. Satış izniyle satılan şeyde alacaklıya geçen, bedeldir. Eşyanın mülkiyeti alıcıya geçer. Bu ayrım, 108 ile 107’nin karıştırılmaması içindir. Para borcunda satış izni aranmaz.
Alacaklı, tevdi yerindeki şeyi kabul etmeden de borçlunun kurtulmuş olduğunu görmek zorunda kalabilir. Kabul beyanı, 109’daki geri alma yasağının şartlarından biridir. Beyan yoksa ve rehin kalkmamışsa borçlu geri alabilir. Geri alınca kurtulma sonucu da kalkar. Alacaklı, hem kabul etmiyorum hem de borç düşmüştür diyemez. İki beyanın sonucu maddede ayrılır.
İlgili taslaklar: Ev Sahibi Anahtarları Almazsa Ne Olur? (2026) · Kira Depozitosu Nasıl Geri Alınır? - 2026 · İcra Yoluyla Kira Alacaklarının Tahsili - 2026 · Bedeli Belli Olmayan Kira Sözleşmesinde Uyuşmazlık (2026)
Sık sorulan sorular
Kirayı ev sahibinin hesabına kendim yatırırsam tevdi olur mu?
Olmaz. Para borcunda tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Borçlunun seçtiği hesap, 107. maddedeki belirlemenin yerini tutmaz.
Tevdi mahalli tayininin kanuni başvuru günü var mı?
TBK 107 ayrı bir gün sayısı koymaz. Hak, alacaklı temerrüdü kurulunca kullanılır. Bu metin o hakkı belli bir güne kilitlemez.
Tevdi, kira sözleşmesini bitirir mi?
Bitirmez. Yatırılan ölçüde o borç sona erer. Tahliye ve anahtarın iadesi kendi maddelerindedir.
Ticari mal için de hâkim kararı şart mı?
107. maddenin son cümlesi, ticari malların hâkim kararı olmadan bir ardiyeye tevdi edilebileceğini yazar. Para borcu bu cümleye girmez.
Yatırdığım parayı geri alırsam borç durur mu?
Alacaklı kabulünü açıklamamış ve tevdi bir rehin kalkmamışsa geri alma mümkündür. Geri alınca alacak, yan haklarıyla varlığını sürdürür.
Karara kaç hafta içinde başvurulur?
Çekişmesiz yargı kararında hukuki yararı olan ilgili, öğrenmeden itibaren iki hafta içinde istinaf başvurusu yapabilir. Özel kanun hükmü saklıdır.
Kısmi kira yatırarak tevdi isteyebilir miyim?
Hayır. Borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklı kısmi ifayı reddedebilir. Bu ret haklı sebeptir ve temerrüt kurulmaz.
Tevdi tahliye kararı yerine geçer mi?
Geçmez. Yatırılan ölçüde o borç sona erer. Tahliye ve anahtarın iadesi kendi hükümlerine tabidir.
Hâkim her zaman aynı bankayı mı gösterir?
Hayır. Yer, ifa yerindeki hakimin kararında yazılır. Bu sayfa tek bir banka veya vezne adı kilitlemez.
Arabuluculuk tutanağı olmadan istem reddedilir mi?
Tevdi mahalli belirlenmesi, 18/B maddesinin saydığı dava şartı bentlerinde yoktur. Kira tahliye davası ise kendi şartına tabi kalır.
Av. Oğuz EROĞLU
Av. Oğuz Eroğlu, Eroğlu Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Hukuk Fakültesi mezuniyetinin ardından mesleki kariyerini avukatlık alanında sürdürmüş ve uzun yıllara dayanan deneyim kazanmıştır. Hukuk alanı...
Profili Gör