Darp Raporu Nedir ve Nasıl Alınır?

Av. Oğuz EROĞLUCeza Hukuku20 dk okuma
Darp Raporu Nedir ve Nasıl Alınır?

Kısa cevap. Gündelik dildeki darp raporu, hekimin muayene bulgularını yazdığı adli muayene raporudur. Rapor, kasten yaralama soruşturmasında tıbbi delildir. Mahkûmiyet kararı değildir. Alınması, devlet veya üniversite hastanesinin acil servisi, kolluk ya da savcılık sevkiyle Adli Tıp birimi üzerinden yürür. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 76. maddesi, mağdurun rızası varken bu muayene için ayrı hâkim kararı aramaz. Bu yazı hastane ve adli tıp işlemini anlatır. Yaralama fiilinin nasıl işleneceği ve gerçeğe aykırı raporun nasıl düzenleneceği anlatılmaz. Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesindeki hapis aralığı da bu sayfada bir ceza cetveli olarak kopyalanmaz. O suçun ayrı yazısı vardır.

Darp raporu nedir, resmi adı nedir?

Darp Raporu Nedir ve Nasıl Alınır?
Darp Raporu Nedir ve Nasıl Alınır?

Kanun, darp raporu diye ayrı bir belge türü koymaz. Hekim, muayene bulgularını adli muayene raporu, geçici adli rapor veya kesin adli rapor başlığıyla yazar. Gündelik addaki darp, çoğu dosyada Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesindeki kasten yaralama iddiasına denk düşer. Rapor, suçun adını mahkeme yerine koymaz. Hekim, bulguyu, bulgunun yerini, niteliğini ve basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğini yazar. Hukuki nitelendirme savcı ve mahkemenindir.

Rapor iki işe yarar. Birincisi, muayene anına yakın vücut bulgusunu sabitler. İkincisi, 86. maddenin ikinci fıkrasındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ayrımı ile 87. maddedeki ağır sonuçların tıbbi karşılığını dosyaya koyar. Bu ayrım, şikâyet şartını ve uygulanacak fıkra tartışmasını değiştirir. Rapor tek başına hükmü kurmaz. Hekim, hapis süresi yazmaz. Süre, kardeş yazıdaki madde metnindedir.

Basit tıbbi müdahale değerlendirmesi, hekimin gördüğü bulguya göre yazılır. Kişi, görmediği bir bulguyu sonradan ekletmek için hekimden cümle isteyemez. Eksik kalan kayıt, yeni muayene veya kesin raporda tamamlanır. Boş kâğıda istenen sonucun yazdırılması, bu rehberin konusu değildir ve tarif edilmez. Gerçeğe aykırı belge, ayrı suç tiplerine girer. O tiplerin işleniş biçimi burada yoktur.

Rapor hangi soruşturmada delil olur?

Adli muayene raporu, ceza dosyasında belge delilidir. Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaya yer olmadığına veya iddianameye karar verirken raporu diğer delillerle birlikte okur. Mahkeme, hükmü raporun cümlesinden otomatik çıkarmaz. Tanık, kamera, mesaj, olay yeri tutanağı ve 6284 sayılı Kanun’daki tedbir dosyası raporun yanında durabilir. Birinin yokluğu, diğerini kendiliğinden hükümsüz bırakmaz. Rapor, bu delillerin yerine geçen tek kayıt değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 63. maddesi ve devamı, bilirkişilik rejimine giren adli tıp görüşünü düzenler. Hâkim, bilirkişi görüşüyle bağlı değildir. Karşı görüş ve duruşmada hekimin dinlenmesi istenebilir. Bağlı olmama, raporun dosyadan çıkarılacağı anlamına gelmez. Hâkim, raporu neden yeterli görmediğini gerekçede gösterir. Gerekçesiz bir kenara bırakma, istinaf incelemesinde hukuka aykırılık olarak tartışılabilir.

Raporsuz şiddet ispatlanamaz cümlesi kanunda yoktur. Başka delil varsa soruşturma ilerleyebilir. Rapor, bulguyu güçlendirir. Geç başvuru, bulgunun muayene anında görülmesini zorlaştırabilir. Bu tıbbi güçlük, başvuru hakkını silmez. Yokluk karinesi de değildir. Savcı, geç gelen başvuruda da delil toplayabilir. Toplamanın nasıl sonuçlanacağı, dosyadaki diğer kayıtlara bağlıdır.

İlk başvuru nerede yapılır?

Uygulamada ilk durak, 112 veya kişinin kendi imkânıyla gittiği devlet veya üniversite hastanesinin acil servisidir. Hekim önce tedaviyi yapar. Olayın adli nitelikte olduğunu görürse adli bildirimi ve raporu düzenler. Bildirim, kişinin şikâyetçi olduğunu söylemesi değildir. Tedavi ile adli kayıt aynı ziyarette yan yana durabilir. Tedavinin tamamlanması, raporun yazılmayacağı anlamına gelmez.

Kişi, kimliğini ve olayın zamanını hekime bildirir. Hekim, görmediği bir olayı tutanağa kendi gözlemi gibi yazmaz. Kişinin anlattığı öykü, raporda öykü olarak ayrılır. Bulgu, muayenede saptanan olgudur. Öykü ile bulgu çelişirse hekim çelişkiyi gizlemez. Çelişki, raporun sahteliği tarif edilerek kapatılmaz. Savcı, çelişkiyi diğer delillerle okur.

Acil serviste düzenlenen ilk kâğıt çoğu zaman geçici rapordur. Kesin sonuç, görüntüleme veya iyileşme seyri netleşince yazılabilir. Geçici rapor, kesin raporu yok saymaz. Kesin rapor da geçici raporu dosyadan silmez. İkisi birlikte okunur. Kişi, geçici raporu kaybederse hastane arşivi ve soruşturma dosyasındaki örnek durur. Kayıp, bulgunun hiç yazılmadığı anlamına gelmez.

YerNe üretirNe zaman
Devlet veya üniversite aciliTedavi ve ilk adli muayene, çoğu kez geçici raporOlaydan sonraki ilk başvuru
Kolluk veya savcılık sevkiAdli muayeneye götürmeOlay kayda geçince veya şikâyet üzerine
Adli Tıp şubesi veya KurumAyrıntılı veya kesin raporSavcı veya mahkeme isteyince
Özel sağlık kuruluşuTedavi ve tıbbi kayıtAcil müdahale; adli format ayrı sevk isteyebilir

Kolluk ve savcılık sevki ne işe yarar?

Kolluk olaya el koymuşsa kişiyi adli muayene için hastaneye veya Adli Tıp şubesine götürebilir. Cumhuriyet savcısı da aynı sevki yazabilir. Sevk, kişinin yalnız avukatla veya yalnız belirli bir özel klinikten rapor alacağı kuralını doğurmaz. Böyle bir sınır kanunda yoktur. Sevk kâğıdı, muayenenin resmi istendiğini gösterir. Sevk olmadan acile giden kişinin raporu da, hekim adli nitelik görmüşse, dosyaya girebilir.

Karakoldaki olay tutanağı, hekim raporundan ayrıdır. Tutanak, kolluğun duyduğu beyanı ve olay yerini yazar. Rapor, hekimin muayene bulgusunu yazar. Biri diğerini doğurmaz. Tutanakta yaralama yazılması, raporun aynı cümleyi taşıyacağı anlamına gelmez. Raporda bulgu yazılması da tutanağın gereksiz olduğu anlamına gelmez. İkisi soruşturma dosyasında yan yana durur.

Şikâyet, kolluğa veya savcılığa yapılır. Raporu eline alan kişi, şikâyet dilekçesine raporu ekleyebilir. Dilekçe metni bu sayfada yoktur. Şikâyet, 86. maddenin ikinci fıkrası gibi şikâyete bağlı hâllerde kovuşturma şartıdır. Üçüncü fıkradaki hâller ve 87. maddedeki sonuçlar kural olarak şikâyet aramaz. Rapor almak, otomatik şikâyet veya otomatik dava demek değildir. Şikâyetten vazgeçmenin sonucu, suçun şikâyete bağlı olup olmadığına göre değişir.

Adli Tıp hangi raporu düzenler?

Adli Tıp Kurumu ve adalet komisyonu bulunan yerlerdeki Adli Tıp şube müdürlükleri, savcılık veya mahkeme istediğinde ayrıntılı muayene ve kesin rapor düzenler. Kurumun görevi, 2659 sayılı Kanundaki teşkilatına bağlıdır. Kişi, savcılık sevki olmadan her şubeden kesin rapor alacağını bu sayfa vaat etmez. Sevk veya mahkeme yazısı, birçok dosyada kesin raporun istenme biçimidir. Acildeki geçici rapor, bu isteğin öncesinde dosyada durur.

Kesin rapor, geçici rapordaki tıbbi soruları netleştirir. Kemik bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, yaşamsal tehlikenin bulunup bulunmadığı, organ veya duyu işlevinin etkilenip etkilenmediği bu sorulardandır. Bu başlıklar, 87. maddedeki sonuçların tıbbi karşılığıdır. Hekim, sonucu hukukçu gibi fıkra numarasıyla mahkûm etmez. Fıkra, savcı ve mahkemenin nitelendirmesidir. Bu sayfa, sonucun nasıl oluşturulacağını tarif etmez.

Kesin rapor gecikirse geçici rapor delil olmaktan çıkmaz. «Geçici rapor düştü» sonucu kanundan çıkmaz. Hekim veya savcı kesin raporu ister. Kişinin kesin raporu beklemeden şikâyet etmesi mümkündür. Şikâyet süresi, raporun kesinleştiği güne kilitlenmez. Süre, şikâyete bağlı suçta fiilin ve failin öğrenildiği günden işler. Raporun tamamlanması, bu günü kendiliğinden durdurmaz.

Özel sağlık kuruluşunun kaydı adli rapor mudur?

Özel hastane acili, hayati müdahaleyi yapar ve tıbbi kaydı tutar. Ceza dosyasında aranan adli rapor formatı için savcılık veya kolluk, kişiyi devlet hastanesine ya da Adli Tıp’a yönlendirebilir. Özel kayıt, bulgunun yok sayıldığı anlamına gelmez. Resmi adli raporun yerini kendiliğinden tutmuş da sayılmaz. Epikriz, tedavi özetidir. Adli muayene raporu, ceza soruşturması için düzenlenen ayrı belgedir.

Kişi, önce özel kuruluşta tedavi olup sonra devlet hastanesine gidebilir. İkinci muayene, birinci kaydı silmez. İki kayıt çelişirse savcı her ikisini de dosyaya alır. Çelişki, istenen cümlenin yazdırılmasıyla giderilmez. Giderilmesi, yeni muayene veya bilirkişi incelemesiyledir. Özel kuruluşun ücretini bu sayfa yazmaz. Ücret, adli raporun geçerlilik şartı değildir.

e-Devlet’te her adli raporun görüneceği kuralı kanunda yoktur. Asıl nüsha hastane, Adli Tıp veya soruşturma dosyasındadır. Ekranda görünmeme, raporun hiç düzenlenmediği anlamına gelmez. Kişi, örneği hastane veya savcılıktan isteyebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesi, mağdur ve şikâyetçiye belge örneği alma ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz imkânı tanır. Bu imkân, raporun e-Devlet’te durmasına bağlanmamıştır.

Muayenede rıza ve hâkim kararı nasıl ayrılır?

76. madde, bir suça ilişkin delil elde etmek için mağdurun vücudu üzerinde dış veya iç beden muayenesini ve vücuttan örnek alınmasını düzenler. Sağlığı tehlikeye düşürmemek ve cerrahi müdahale yapmamak koşuluyla, savcı istemi veya hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcı karar verebilir. Bu karar, yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Mağdurun rızası varsa bu karar aranmaz. Rıza, muayenenin zorla yapılmadığı hâllerin kuralıdır.

Acile kendi giden kişi, muayeneyi ve tedaviyi talep etmiş sayılır. Bu talep, her iç beden müdahalesine peşinen rıza değildir. Cerrahi müdahale, 76. maddenin izin verdiği muayenenin dışındadır. Sağlığı tehlikeye düşürecek işlem de bu maddeyle yapılamaz. Hekim, tedavi için gerekli müdahaleyi tıbbi kurallarla yapar. Delil için yapılacak işlem, maddenin sınırında kalır. Sınırın aşılması, hem hukuka aykırı delil tartışması hem hekimin sorumluluğunu doğurabilir.

75. madde, şüpheli veya sanığın beden muayenesidir. Mağdur raporu ile karıştırılmaz. Şüpheli hakkında aranan hâkim kararı, mağdurun rızalı muayenesine aynen taşınmaz. Kişi hem şüpheli hem yaralı olabilir. O dosyada her sıfatın muayenesi kendi maddesine göre okunur. Bu sayfa, şüphelinin muayenesini mağdur raporunun alınış biçimi gibi anlatmaz. İki sıfatın karışması, rıza şartını yanlış kişiye yükler.

Kadın hekim ve muayenenin sınırı nedir?

77. madde, kadının muayenesinin, istemi ve imkân varsa kadın hekim tarafından yapılacağını yazar. İstem, kadının kendisindendir. İmkân yoksa muayene, maddenin yazdığı çerçevede erkek hekim tarafından da yapılabilir. Bu hüküm, muayenenin hiç yapılamayacağı anlamına gelmez. Kadının istemi tutanağa geçirilmelidir. İstem yok sayılarak kadın hekim şartı atlanmaz. İmkânın bulunmadığı da soyut bırakılmaz.

Muayene, kişinin onurunu koruyacak koşullarda yapılır. Alay, gereksiz soyma veya tedaviyle ilgisi olmayan işlem, muayenenin amacı değildir. Bu sayfa, muayene sırasında kişinin nasıl zorlanacağını anlatmaz. Anlatılan, rızanın ve 77. maddedeki istemin hukuki sınırı olduğu dur. Kişi, rızasını her an için sınırsız vermiş sayılmaz. Kapsamı aşan işlemde 76. maddedeki karar rejimi yeniden okunur.

Çocuk mağdurda muayene ve ifade, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun çocuklara ilişkin hükümlerine tabidir. Bu yazı o usulü, bir fiilin nasıl işleneceği gibi açmaz. Çocuğun muayenesi, velinin isteğiyle gerçeğe aykırı cümle yazdırmak için kullanılmaz. Hekim, gördüğü bulguyu yazar. Çocuk koruma tedbirleri, adli raporun yanı sıra ayrıca işletilebilir. Rapor, koruma kararının tek şartı değildir.

Raporda hangi tıbbi ayrım durur?

Raporda kimlik, muayene tarihi, bulguların yeri ve niteliği ile basit tıbbi müdahale değerlendirmesi aranır. Yaşamsal tehlike, kemik bütünlüğü, duyu veya organ işlevi gibi 87. maddeye karşılık gelen tıbbi sorular da, bulgu varsa cevaplanır. Ayrıntılı yara betimi bu sayfanın konusu değildir. Hekim, gördüğünü tıbbi terimle yazar. Okur, o terimi hapis süresi sanmamalıdır. Süre, 86 ve 87. maddelerin kendi metnindedir ve kardeş yazıdadır.

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif etki, 86. maddenin ikinci fıkrasının tıbbi karşılığıdır. Bu fıkra, mağdurun şikâyetine bağlıdır. Etki bu ölçüde hafif değilse birinci fıkra tartışılır. Üstsoy, altsoy, eş, kardeş, kendini savunamayacak kişi, kamu görevi, nüfuz veya silah gibi üçüncü fıkradaki hâller, şikâyet aranmaksızın cezayı ağırlaştıran niteliklerdir. Rapor, bu hâllerin tamamını tek başına kurmaz. Silah veya akrabalık, raporun dışında da ispatlanır.

87. madde, kasten yaralamanın ağır sonuçlarını ayrı yazar. Yaşamsal tehlike, duyular veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması, kemik kırığı, yüzde sabit iz ve gebeliğin sona ermesi bu sonuçlardandır. Sonuçların tam listesi ve hapis aralığı bu sayfaya kopyalanmaz. Rapor, sonucun tıbbi karşılığını taşır. Hukuki nitelendirme mahkemededir. Kırık, raporda yokken sonradan ekletilmez. Varsa görüntüleme kaydı dosyaya girer. Yoksa yokluk, istenen cümleyle değiştirilmez.

Tıbbi ayrımKanundaki yerŞikâyet
Basit tıbbi müdahale ile giderilecek hafif etki86. maddenin ikinci fıkrasıKural olarak şikâyet aranır
Bu ölçüde hafif olmayan kasten yaralama86. maddenin birinci fıkrasıÜçüncü fıkradaki hâllerde şikâyet aranmaz
Ağır sonuç87. maddeKural olarak şikâyet aranmaz

Bildirim ile şikâyet neden ayrıdır?

Hekimin adli bildirim yapması, mağdurun şikâyetçi olduğu anlamına gelmez. Bildirim, sağlık kuruluşunun adli olayı yetkili mercie iletmesidir. Şikâyet, suçtan zarar görenin kovuşturma iradesidir. 86. maddenin ikinci fıkrasında şikâyet yoksa o fıkra üzerinden kamu davası kurulmaz. Üçüncü fıkradaki hâller ve 87. madde varsa savcı şikâyet beklemez. Rapor, hangi fıkranın uygulanacağını tek başına bitirmez. Nitelik, bulgu ile olayın diğer unsurlarından çıkar.

Şikâyet süresi, Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesindedir. Şikâyete bağlı suçta süre, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır. Bu süre, dava zamanaşımını geçemez. Raporun alındığı gün, şikâyet süresinin kendiliğinden durduğu gün değildir. Kişi raporu geç alıp şikâyeti süresinde yapmış olabilir. Tersi de olabilir. Rapor erken alınıp şikâyet hiç yapılmayabilir. İki işlem iki takvimdir.

Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçta soruşturmayı etkiler. Şikâyet aranmayan nitelikli hâlde dosyayı kendiliğinden kapatmaz. Vazgeçmenin hangi fıkraya etki ettiği, iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki nitelendirmeden okunur. Uzlaştırma kapsamı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesindedir. Bu yazı uzlaştırma rehberi değildir. Uzlaştırma, raporun gerçeğe aykırı düzenlenmesi için bir araç değildir.

Kanuni bir alınma günü veya geçerlilik süresi var mıdır?

Kanun, darp raporunun belirli bir gün içinde alınmazsa geçersiz olacağını yazmaz. Üç gün, yedi gün veya benzeri bir düşme süresi bu sayfada uydurulmaz. Geçerlilik belgesi, sürücü belgesi gibi yenilenen bir tarih de değildir. Rapor, muayene anındaki bulguyu belgeler. Bulgular zamanla silinebilir. Bu tıbbi gerçek, başvuruyu geciktirmemeyi öğütler. Kanuni düşme günü koymaz. Geç muayene, görülemeyen bulguyu yok hükmünde saymaz. Görülebilen bulguyu yazar.

Dava zamanaşımı, 66. maddedeki hapis üst sınırına göre okunur. Üst sınır, uygulanan fıkraya göre değişir. Bu sayfa 86 ve 87. maddelerin yıl cetvelini kopyalamadığı için zamanaşımı yılını da kilitlemez. Kilitlememek, zamanaşımının hiç işlemeyeceği anlamına gelmez. Somut fıkra belli olunca 66. madde o üst sınırdan okunur. Kardeş yazı, fıkra aralıklarını ayrıca anlatır. Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirinin yerine geçmez.

Geçici raporun üzerinden uzun zaman geçmesi, kesin rapor istenmesine engel değildir. Savcı veya mahkeme, iyileşme tamamlandıktan sonra da kesin görüş isteyebilir. Kişi, iyileşmiş olmayı raporun hiç alınmadığı iddiasına çeviremez. Eski geçici rapor dosyada durur. Yeni muayene, eski bulgunun o günkü hâlini silmez. İki tarihin farkı, sonucun seyrini gösterir.

Koruma tedbiri ve boşanma rapora bağlı mıdır?

6284 sayılı Kanun’daki uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbiri, adli rapor şartına bağlanmamıştır. Rapor, şiddet olgusunu güçlendirir. Yokluğu, tedbir başvurusunu kapatmış sayılmaz. Aile mahkemesi veya mülki idare, kanundaki şartlarla tedbir kararı verebilir. Tedbir, ceza mahkûmiyeti değildir. Ceza soruşturması da tedbirin sonucu değildir. Üç işlem üç mercide yan yana yürüyebilir. Biri diğerini beklemek zorunda değildir.

Aile mahkemesindeki boşanma, velayet ve tazminat ayrı davalardır. Türk Medeni Kanunu’nun 162 veya 166. maddesindeki hüküm, raporun cümlesinden otomatik çıkmaz. Rapor, şiddet ve kusur tartışmasında delil olabilir. Tek başına boşanma ilamı değildir. «Raporum var, boşanmayı kazandım» cümlesi kanunda yoktur. Nafaka ve velayet, kendi şartlarıyla hüküm altına alınır. Darp nedeniyle maddi ve manevi tazminat, haksız fiil davasıdır ve kardeş yazıdadır.

Bu sayfa o davanın harcını, süresini veya vekâlet ücretini yazmaz. Rapor, tazminat davasının tek kazandıran belgesi sayılmaz. Kusur, illiyet ve zarar ayrıca gösterilir. Ceza mahkemesinin beraatı, her tazminat davasını kendiliğinden düşürmez. Mahkûmiyet de tazminatın tutarını kilitlemez. İki yargının delil değerlendirmesi kendi kurallarına tabidir. Rapor, her ikisinde de tıbbi kayıt olarak durur.

Avukat Randevusu Al!

Rapora itiraz ve başka delil nasıl durur?

Kişi, raporun eksik veya hatalı olduğunu düşünüyorsa savcılıktan ek muayene isteyebilir. Mahkeme aşamasında bilirkişi incelemesi istenebilir. İtiraz, hekimin cümlesini kişinin istediği sonuca çevirme talebi değildir. Yeni muayene, o andaki bulguyu yazar. Eski bulgu kaybolmuşsa yeni rapor eski bulguyu geri getirmez. Bu nedenle erken muayene, itiraz hakkından ayrı bir ispat ihtiyacıdır. İtiraz dilekçesinin metni bu sayfada yoktur.

Tanık, kamera, 112 kaydı ve mesaj, rapor yokken de toplanabilir. Rapor varken de raporun kapsamını genişletir veya sınırlar. Kamera, fiilin oluşunu gösterebilir. Rapor, vücuttaki sonucu gösterir. İkisi çakışmayabilir. Çakışmama, birinin sahte olduğu tarifini doğurmaz. Savcı, çelişkiyi dosyada bırakır ve gerekirse ek inceleme ister. Hâkim, hükmü bu bütünün içinden kurar.

234. madde, mağdura delil toplanmasını isteme hakkını da verir. Bu hak, raporun varlığına bağlanmamıştır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz, kararda yazılı mercie ve süreye tabidir. Süre, bu sayfada her dosya için sabit gün diye vaat edilmez. Tebliğ günü somut karardan okunur. İtiraz, raporu yeniden yazdırma işlemi değildir. Kovuşturma yapılmaması kararının hukuka uygunluğunu inceler.

Şikâyet hakkını kim kullanır?

Şikâyet, suçtan zarar görene aittir. Yaralanan kişi hayattaysa şikâyet onun iradesidir. Velayet altındaki çocukta, kanunun gösterdiği yasal temsilci şikâyeti çocuğun menfaati çerçevesinde kullanabilir. Temsilcinin şikâyeti, çocuğun muayenesine gerçeğe aykırı cümle eklemek için kullanılamaz. Ayırt etme gücüne sahip küçük, kendi iradesini ayrıca açıklayabilir. Hangi yaşta bizzat şikâyetin aranacağı, somut dosyadaki ayırt etme gücüne bağlıdır. Bu sayfa yaş cetveli uydurmaz.

Mağdur ölürse şikâyet hakkı, 73. maddedeki halefiyet düzenine göre eş ve çocuklara, yoksa anne, baba ve kardeşlere geçebilir. Geçiş, her akrabanın aynı anda ayrı dava açması değildir. Hakkı kullanan kişi, süreyi kendi öğrenme gününden işletir. Öğrenme, ölüm günüyle kendiliğinden aynı sayılmaz. Fail bilinmiyorsa süre, failin öğrenildiği günden işler. Bu düzen, 86. maddenin ikinci fıkrası gibi şikâyete bağlı hâlde önem taşır. Şikâyet aranmayan 87. madde sonucunda savcı, halefin şikâyetini beklemez.

Birden fazla kişi yaralanmışsa her birinin bulgusu ayrı rapor konusu olabilir. Birinin şikâyetten vazgeçmesi, diğerinin şikâyetini düşürmez. Aynı olayda bir kişi için basit tıbbi müdahale, diğeri için daha ağır sonuç yazılmış olabilir. Fıkralar kişiye göre ayrılır. Toplu bir cetvel, herkese aynı fıkrayı uygulamaz. Hapis aralığı yine bu sayfada yazılmaz. Nitelendirme, her mağdurun raporu ve olayın diğer unsurlarıyla yapılır.

Şikâyet, belirli bir faili göstermek zorunda kalmadan da yapılabilir. Fail sonradan anlaşılırsa soruşturma o kişiye yönelir. Yanlış kişiye yönelen şikâyet, gerçek fail öğrenilince 73. maddedeki süre bakımından ayrıca okunur. Bu sayfa, faili gizleme veya başkasının üzerine atma yöntemi vermez. Beyan, bildiği olguyla sınırlıdır. Bilerek yanlış isnat, ayrı suç tiplerine girebilir. O tiplerin işlenişi burada yoktur.

Muayene sınırını aşan işlem delilde ne sonuç doğurur?

76. madde, sağlığı tehlikeye düşürmeyen ve cerrahi olmayan muayene ile örnek almayı düzenler. Bu sınırı aşan işlem, rıza veya karar varmış gibi meşru sayılmaz. Hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınıp alınmayacağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun delil rejimine göre okunur. Aykırılık, gerçek bulguyu sonradan uydurma hakkı vermez. Kişi, hukuka uygun yeni bir muayene isteyebilir. Yeni muayene, eski hukuka aykırı işlemin yerine geçen sahte kayıt değildir.

Örnek alma, muayenenin gördüğü bulguyu laboratuvara taşır. Örneğin cinsi, hekimin tıbbi gerekçesine bağlıdır. Bu sayfa, hangi örneğin hangi sonucu doğuracağını tarif etmez. Tarif, hem tıbbi yöntem hem fiilin işlenişine dair ayrıntı olur. İkisi de bu rehberin dışındadır. Örnek, zinciri bozulmadan dosyaya girer. Zincirin bozulması, sonucun güvenilirliğini tartışılır hale getirir. Tartışma, karşı bilirkişi ile yürütülür.

Kişi, muayene sırasında yanında bir refakatçi bulunmasını isteyebilir. İsteğin kabulü, soruşturmanın güvenliği ve hekimin tıbbi koşullarıyla sınırlıdır. Refakatçi, rapora cümle yazdıran kişi değildir. Hekim, kendi gözlemini yazar. Kolluk, muayene odasında tedaviyi yönetmez. Yönetme, hekimindir. Kolluğun görevi, sevk ve güvenliğe ilişkinse bununla sınırlı kalır. Bu sınır, raporun içeriğini kolluğun istediği sonuca bağlamak için kullanılamaz.

Rapor hukuk davasında hangi işe yarar?

Ceza soruşturmasındaki adli rapor, hukuk mahkemesinde belge delili olarak sunulabilir. Sunmak, ceza hükmünün tazminatı kilitlemesi değildir. Haksız fiilde zarar, kusur ve illiyet ayrıca aranır. Rapor, vücut bütünlüğüne ilişkin bulguyu gösterir. Kazanç kaybı, tedavi gideri ve manevi zararın tutarı raporun son cümlesinden otomatik çıkmaz. Tutar bu sayfada yazılmaz. Kardeş yazı, tazminat davasını ayrıca anlatır.

Ceza davasında beraat, hukuk davasını kendiliğinden düşürmez. Mahkûmiyet de tazminatın miktarını belirlemez. Hukuk hâkimi, raporu yeniden değerlendirebilir ve gerekirse kendi bilirkişisini dinler. İki bilirkişi çelişirse hâkim, çelişkinin sebebini gerekçede açıklar. Çelişki, taraflardan birinin istediği cümlenin diğerine yazdırılmasıyla giderilmez. Giderilmesi, tıbbi kaydın yeniden okunmasıyladır.

İş kazası bildirimi ile darp raporu aynı kâğıt değildir. İş kazasında işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu işlemleri, ceza soruşturmasından ayrı yürür. Bir olay hem iş kazası hem kasten yaralama iddiası taşıyabilir. O zaman her dosya kendi şartıyla okunur. İş kazası tutanağı, adli muayene raporunun yerine geçmez. Adli rapor da iş kazası bildiriminin süresini kendiliğinden durdurmaz. Süreler, kendi kanunlarındadır. Bu sayfa iş kazası gün sayısını kilitlemez.

Sigorta tahsili, raporun otomatik sonucu değildir. Poliçenin teminatı, kasten verilen zarar ile kaza sonucunu farklı tutabilir. Poliçe metni bu rehberde yoktur. Okur, adli raporu sigorta ödeme belgesi sanmamalıdır. Ödeme, sigortacının kendi incelemesine bağlıdır. İnceleme, hekimin cümlesini değiştiremez. Hekimin cümlesi de poliçeyi genişletmez. İki belge iki işe yarar.

İddianame ve kovuşturmama kararı raporu nasıl kullanır?

Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda kamu davası açabilir veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. İddianame, fiili ve nitelendirmeyi yazar. Rapor, bu nitelendirmenin tıbbi dayanaklarından biridir. Dayanak, iddianamenin gerekçesiz kopyası değildir. Savcı, basit tıbbi müdahale yazan rapora rağmen olayın diğer unsurlarında 86. maddenin üçüncü fıkrasını görebilir. Akrabalık veya silah, raporda geçmese de dosyada varsa nitelendirme ona göre yapılır. Rapor, bu unsurları yok saymaya yetmez.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, raporu hükümsüz bırakmaz. Karar, o soruşturmada kamu davası açılmayacağını bildirir. Mağdur, 234. madde çerçevesinde karara itiraz edebilir. İtiraz mercii ve süre, karardaki tebliğ kaydından okunur. Bu sayfa her dosya için sabit bir itiraz günü vaat etmez. İtiraz kabul edilirse soruşturma sürebilir veya kamu davası açılması gündeme gelir. Kabul, raporun yeniden yazılacağı anlamına gelmez. Eksik muayene varsa ek muayene istenebilir.

Kovuşturma aşamasında mahkeme, raporu duruşmada okutabilir ve hekimi tanık veya bilirkişi olarak çağırabilir. Çağrı, hekimin her cümlesinin doğru kabul edildiği anlamına gelmez. Sanık ve mağdur, rapordaki çelişkiyi sorabilir. Soru, hekimden istenmeyen bir sonucu yazmasını istemek değildir. Soru, muayenenin kapsamını ve bulgunun dayanağını aydınlatır. Hâkim, aydınlatılamayan noktada ek rapor isteyebilir. Ek rapor, önceki raporu dosyadan çıkarmaz.

Hüküm, beraat veya mahkûmiyet olabilir. Hükmün gerekçesi, raporun hangi kısmına neden dayanıldığını göstermelidir. Gerekçesiz atıf, denetimi zorlaştırır. İstinaf, gerekçenin yetersizliğini hukuka aykırılık olarak ileri sürebilir. İleri sürmek, raporun sahte olduğu iddiasını kendiliğinden kurmaz. Sahtecilik iddiası, ayrı unsurlar ister ve bu sayfada tarif edilmez. Hapis aralığı da hüküm kurulurken 86 veya 87. maddenin kendi metninden okunur. Aralık, bu rehberde cetvel yapılmaz.

Uzlaştırma, şikâyete bağlı ve kanunun listelediği suçlarda gündeme gelebilir. 86. maddenin hangi fıkrasının uzlaştırmaya girdiği, 253. maddedeki liste ve suçun üst sınırına göre okunur. Bu sayfa o listeyi 86’nın hapis cetveliyle birleştirerek kilitlemez. Çünkü hapis cetveli kardeş yazıdadır. Uzlaşma, raporun içeriğini değiştiren bir işlem değildir. Edim, zararın giderilmesine yöneliktir. Giderim, bulgunun hiç olmadığı cümlesine çevrilemez. Çevrilen cümle, gerçeğe aykırı belge tartışması doğurabilir. O tartışmanın yöntemi burada yoktur.

Dosyadan örnek ve raporun saklanması nasıl ayrılır?

Adli muayene raporunun aslı, düzenleyen sağlık kuruluşunda ve soruşturma dosyasında durur. Kişinin elindeki suret, aslın yerine geçen ikinci bir hüküm değildir. Suret kaybolursa asıl silinmez. Kişi, 234. madde çerçevesinde örnek isteyebilir. İstek, soruşturmanın gizliliğini kaldıran sınırsız bir dosya kopyası değildir. Gizlilik, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerine göre korunur. Koruma, mağdurun kendi raporunu görmesini engellemek için kullanılamaz. Mağdurun görmesi gereken, kendi muayenesine ilişkin belgedir.

Hastane arşivi, geçici raporu da kesin raporu da saklar. Saklama süresi, sağlık mevzuatındaki belge rejimi ile ceza dosyasının saklama rejimi olarak ikiye ayrılabilir. Bu sayfa her iki rejim için yıl sayısı kilitlemez. Kilitlememek, raporun ertesi gün imha edildiği anlamına gelmez. Kişi, soruşturma sürerken savcılıktaki örneğe başvurabilir. Soruşturma bittikten sonra arşiv, ilgili kurumun kendi usulüne göre istenebilir. Usul, gerçeğe aykırı bir ikinci rapor üretmek değildir. Üretim, bu rehberde yoktur.

Fotoğraf ve görüntüleme, bulgunun tespitine yarayan tıbbi kayıtlardır. Kayıt, olayın nasıl gerçekleştirileceğini göstermek için çekilmez. Çekilmişse dosyada bulgunun yerini ve niteliğini destekler. Ayrıntılı yara betimi bu sayfaya taşınmaz. Taşınmayan betim, kaydın yok sayılacağı anlamına gelmez. Hâkim, kaydı gerekirse bilirkişiye inceletebilir. İnceleme, sanığın veya mağdurun istediği cümleyi fotoğrafa yazdırmak değildir. İnceleme, kayıttaki bulgunun tıbbi anlamını açıklar.

Birden fazla hastaneye gidilmişse her kayıt kendi tarihiyle dosyada durur. Sonraki kayıt, öncekini kendiliğinden hükümsüz bırakmaz. Önceki kayıtta görülen bulgu, sonraki muayenede silinmiş olabilir. Silinme, bulgunun hiç olmadığı iddiasını tek başına kurmaz. İki tarih arasındaki fark, iyileşme seyri olarak okunabilir. Okuma, hekimin işidir. Tarafların seyrin yönünü değiştirmesi istenmez. İstenen değişiklik, gerçeğe aykırı belge tartışmasına gider. O tartışma ayrı suç tipidir ve tarif edilmez.

Raporun yabancı dilde düzenlenmesi, yurt dışındaki bir muayeneye ilişkin olabilir. Türk soruşturmasında bu belgenin tercümesi istenebilir. Tercüme, adli raporun yerine geçen yeni bir muayene değildir. Türkiye’deki kesin rapor ihtiyacı duruyorsa savcı ayrıca sevk yazabilir. Yurt dışı belgesi, 76. maddedeki rıza rejimini kendiliğinden karşılamış sayılmaz. Karşılanan, o ülkedeki muayenenin kaydıdır. Kayıt delil olabilir. Delil, mahkûmiyet cetveli değildir. Hapis aralığı yine 86 ve 87. maddelerin kendi metninde kalır ve bu sayfada kopyalanmaz. Tercümenin yeminli olup olmayacağı, işlem günündeki adli yardım ve belge düzenine bağlıdır. Bu sayfa tercüman ücreti yazmaz. Ücret yazılmaması, yabancı dildeki kaydın delil olamayacağı anlamına gelmez. Delil olması, kaydın Türkçe metninin dosyada bulunmasına ve hâkimin onu diğer kayıtlarla birlikte okumasına bağlıdır. Okuma, yurt dışındaki hekimin cümlesini mahkûmiyet gerekçesi diye aynen hükme taşımaz. Hüküm, Türk kanunundaki tipe ve dosyadaki bütün delile dayanır. Tipin hapis aralığı yine kardeş yazıdadır. Yurt içindeki muayene ile yurt dışındaki kayıt çelişirse savcı her ikisini de dosyada tutar. Çelişki, birinin diğerine uydurulmasıyla kapatılmaz. Kapatma, ek muayene veya bilirkişi incelemesiyle konuşulur. İnceleme, mağdurun istediği hapis cümlesini rapora yazdırmaz. Hapis cümlesi hekimin görevi değildir. Hekimin görevi, muayene anındaki bulguyu tıbbi olarak yazmaktır. Hukuki ad, savcı ve mahkemededir. Ad, bulguyu değiştirmez. Bulgu da adı tek başına kurmaz. Kurulan ad, dosyadaki diğer delille birlikte okunur. Okuma bitmeden rapor, mahkûmiyet belgesi diye kullanılamaz. Okuma bittikten sonra da rapor, hükmün yerine geçmez. Hüküm, mahkemenin gerekçeli kararıdır. Rapor, o gerekçenin tıbbi dayanaklarından biri olarak kalır. Dayanak, hapis süresini hekimin cümlesinden çıkarmaz. Süre, nitelendirme belli olduktan sonra ilgili maddenin kendi aralığından okunur. Aralık bu sayfada cetvel yapılmadığı için okuyucu kardeş yazıya bakar. Bu bakış, raporun delil olmaktan çıktığı anlamına gelmez. Delil, hükmün tıbbi parçası olarak dosyada durur. Durması, tek başına mahkûmiyet doğurmaz. Bu sonuç, ek rapor istendikten sonra da hiç değişmez.

Gerçeğe aykırı belge bu sayfada neden durmaz?

Gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemek ve gerçeğe aykırı bilirkişi raporu vermek, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı suç tipleridir. Nasıl alındığı, kime ne söylendiği ve hangi cümlenin yazdırıldığı bu rehberde yoktur. Okuyucunun sorusu, gerçek muayenenin nasıl belgeleneceğidir. Cevap, acil servis, sevk ve Adli Tıp incelemesidir. Boş kâğıt doldurtmak değildir. Bu sınır, raporun delil değerini korur. Sahte belge, gerçek bulguyu ispatlamaz.

Kişi aynı gün hem acilden geçici rapor alabilir hem şikâyet edebilir hem 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir isteyebilir. Üç başvuru üç mercie gider. Biri diğerinin ön şartı değildir. Tersine, yalnız özel klinik epikriziyle adli rapor bulunduğunu söylemek, adli format ve sevk yoksa, savcının aradığı belgeyi kendiliğinden karşılamaz. Eksikse yeniden sevk istenir. Eksik, sahte evrakla kapatılmaz.

Raporu alan kişi, içeriği okumalıdır. Kimlik, tarih ve bulgu kendi muayenesine ait değilse bunu hemen hekime ve gerekirse savcılığa bildirmelidir. Sessiz kalmak, yanlış kaydı doğru yapmaz. Düzeltme, gerçeğe uygun yeni bir muayene veya resmi düzeltme kaydıdır. İstenen sonucu yazdırmak değildir. Bu sayfa düzeltme dilekçesi de vermez. Delil, muayene anındaki gerçek bulgudur. Hüküm, o bulgunun diğer delillerle birlikte okunmasından çıkar.

İlgili taslaklar: Darp Nedeniyle Tazminat Davası - 2026 · Kasten Yaralama Suçu ve Cezası TCK 86-87-88 · Uzaklaştırma Kararı Nedir? Nasıl Alınır? - 2026 · Evlilikte Şiddetin Cezası ve Sonuçları - 2026

Sık sorulan sorular

Darp raporu nedir?

Gündelik addır. Resmi belge, hekimin yazdığı adli muayene raporudur. Mahkûmiyet değildir.

Nereden alınır?

Devlet veya üniversite acilinden alınır. Kolluk veya savcı sevkiyle Adli Tıp incelemesi istenebilir. Özel hastane tedavisi ayrı, adli format ayrı olabilir.

Kaç gün içinde alınmalıdır?

Kanunda belirli bir günde alınmazsa düşeceği süre yoktur. Bulgular zamanla silinebilir. Erken muayene, o andaki bulguyu korur.

Geçerlilik süresi var mıdır?

Hayır. Rapor muayene anını belgeler. Yenilenen bir belge gibi süre taşımaz.

Rapor olmadan şikâyet edilir mi?

Evet. Rapor güçlü delildir, tek delil değildir. 86. maddenin ikinci fıkrasında şikâyet aranır. Üçüncü fıkradaki hâller ve 87. madde kural olarak şikâyet aramaz.

Rapor alınca şikâyetçi olmak zorunlu mudur?

Hayır. Hekimin bildirimi ile mağdurun şikâyeti ayrıdır. Şikâyete bağlı fıkra, şikâyet yoksa o fıkra üzerinden ilerlemez.

Uzaklaştırma için rapor şart mıdır?

6284 sayılı Kanun’daki tedbir, rapor şartına bağlanmamıştır. Rapor olguyu güçlendirir. Yokluğu başvuruyu kapatmaz.

e-Devlet’te görünür mü?

Her adli raporun e-Devlet’te duracağı kuralı kanunda yoktur. Asıl nüsha hastane, Adli Tıp veya soruşturma dosyasındadır.

Rapora itiraz edilir mi?

Savcılık ek muayene isteyebilir. Mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Hekim raporu hâkimi bağlamaz.

Mağdurun rızası varsa hâkim kararı gerekir mi?

76. madde, mağdurun rızası varsa muayene için ayrıca hâkim kararı aramaz. Rıza yoksa savcı istemi veya hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca varsa savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Boşanmayı kazandırır mı?

Hayır. Boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 162 veya 166. maddesine göre açılan davadır. Rapor delil olabilir. Tek başına hüküm değildir.

Sahte rapor alınır mı?

Bu yazı sahte belge tarifi vermez. Gerçeğe aykırı resmi belge ayrı suç tipidir. Gerçek muayene, acil servis, sevk ve Adli Tıp incelemesiyle belgelenir.

Paylaş:

Av. Oğuz EROĞLU

Av. Oğuz Eroğlu, Eroğlu Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Hukuk Fakültesi mezuniyetinin ardından mesleki kariyerini avukatlık alanında sürdürmüş ve uzun yıllara dayanan deneyim kazanmıştır. Hukuk alanı...

Profili Gör