İşçinin İşvereni Zarara Uğratması: Eşik, Kesinti ve Fesih

Av. Oğuz EROĞLUİş Hukuku20 dk okuma
İşçinin İşvereni Zarara Uğratması: Eşik, Kesinti ve Fesih

Kısa cevap. İşçi, kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Her zarar haklı fesih değildir. 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin ikinci fıkrası, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden iş güvenliğini tehlikeye düşürmesini ve işyerindeki eşyayı otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara uğratmasını ayrı bir fesih sebebi sayar. Ücretten keyfî kesinti bu zararın tahsil usulü değildir. Ücret kesme cezası ayrıca düzenlenir ve bir ayda iki gündeliği aşamaz. Zarar alacağı, ücretin bir yüzdesi diye yazılmaz. Metin, zararın nasıl verileceğini anlatmaz. Fesih, tazminat ve işçinin karşı koyabileceği sınırları anlatır.

Kusur yoksa zarar işçiye yazılır mı?

İşçinin İşvereni Zarara Uğratması: Eşik, Kesinti ve Fesih
İşçinin İşvereni Zarara Uğratması: Eşik, Kesinti ve Fesih

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi, işçinin işini özenle görme ve sadakat borcunu düzenler. 400. madde, işçinin işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumlu olduğunu yazar. Sorumluluğun belirlenmesinde işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği, işverenin sağladığı araç ve gereç ile çalışma koşulları gözetilir. Kusur yoksa bu madde işlemez. Kusur, zararın işçinin davranışına bağlanmasıdır. Sonucun işyerinde ortaya çıkması, bağın kurulduğu anlamına gelmez.

Makinenin kendiliğinden arızalanması, işverenin vermediği koruyucunun yokluğu veya eğitimsiz bırakılan işçinin kaçınamadığı sonuç, işçinin kasıtlı tahribiyle aynı hükme bağlanmaz. İşveren, zararın miktarını ve işçinin kusurunu ispatlar. İşçi, aracın bozuk olduğunu, talimatın çeliştiğini veya aynı zararın başkasına da yazıldığını gösterebilir. Birden fazla kişinin kusuru varsa, her birinin payı dosyada ayrılır. Müterafik kusur, tazminattan indirim sebebidir. İndirim, ücretin sabit bir yüzdesi olarak kanunda yazılmaz. Koşullar tartılarak yapılır.

İş kazasında işçinin yaralanması ayrı bir rejimdir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü, işçinin üçüncü kişiye veya eşyaya verdiği zararla karıştırılmamalıdır. İşçinin dikkatsizliği bir kazaya sebep olmuşsa, kazanın işverene rücu edilip edilemeyeceği kusur ve sigorta hükümlerine göre dosyada ayrılır. Bu yazı kaza tazminatının hesap cetveli değildir. 2026 yılına ait örnek lira da yoktur. Sigortanın ödediği tutar, işçinin kusurunu tek başına kanıtlamaz. Poliçe, rücu şartını ayrıca gösterir.

Avukatla İletişime Geçmek İçin Tıkla!

Otuz günlük ücret eşiği neyi belirler?

25. maddenin ikinci fıkrasının (ı) bendi iki sonucu birleştirir. İş güvenliğinin tehlikeye düşmesi ve eşyanın otuz günlük ücretle ödenemeyecek derecede hasara uğraması. Her iki sonuç da işçinin kendi isteği veya savsamasına bağlanır. Eşik, haklı fesih içindir. Eşiğin altındaki zarar, bu bentten tazminatsız feshi kendiliğinden açmaz. Tazminat sorumluluğu, 400. maddeyle ayrıca durabilir. Eşik aşılmadan da kusur varsa işveren zararı isteyebilir. İstem, fesih sebebi olmaktan ayrı bir alacaktır.

Kanun otuz günlük ücreti der. Kıdem tazminatındaki giydirilmiş ücret ve tavan, bu eşiğin yerine konmaz. Uygulamada hesabın çıplak ücret üzerinden yapılması beklenir. Bordrodaki ikramiye ve yardım kalemleri, eşiği şişirmek için eklenmez. Hasar bedeli, onarım veya yenileme değeriyle ispatlanır. İşverenin yuvarladığı bir tutar, fatura veya ekspertiz olmadan eşik sayılmaz. Otuz gün, ücretin bir yüzdesi değildir. İşçinin otuz günlük ücret tutarıdır. 2026 yılına ait örnek lira bu sayfada yoktur. Ücret değişmişse, olay dönemindeki ücret esas alınır.

Güvenliği tehlikeye düşüren davranış, eşya bedeli otuz güne varmasa da bentin ilk kısmına girebilir. Tehlike, somut ve işçinin isteği veya savsamasıyla bağlantılı olmalıdır. Genel bir dikkatsiz çalışıyor değerlendirmesi, ne tehlikeyi ne hasar tutarını gösterir. Tehlikenin kimseye fiilen zarar vermeden fark edilmesi, bentin tehlike kısmını kendiliğinden düşürmez. Buna karşılık soyut bir ihtimal, tehlike sayılmaz. Disiplin yönetmeliğindeki uyarı, 25. maddedeki haklı fesih süresinin ve ispatın yerine geçmez. Uyarı verilmiş olması, eşiğin aşıldığını da göstermez.

Olay25/II-ı feshiÜcret kesme cezasıTBK m.400
Kusur yokYokYokYok
İhmal, zarar otuz günün altındaBu eşikten açılmazSözleşmede sebep varsa ayda en çok iki gündelikKusur ve koşullarla sınırlı
İhmal veya kasıt, eşik aşıldıSüre ve ispatla mümkünZarar bu cezaya sığdırılarak tahsil edilmezAyrı alacak
Kasıtlı tahripBent ve gerekirse ceza normuAynı iki gündelik sınırıKusur ağır; koşullar yine tartılır

Otuz gün, işçinin otuz günlük ücretidir. İki gündelik, yalnız ücret kesme cezasının tavanıdır. Zarar alacağı ücretin bir yüzdesi olarak yazılmaz.

Kasıt ile ihmal feshi nasıl değiştirir?

Kasıt, zararın istenmesi veya kaçınılmaz sonucunun göze alınmasıdır. İhmal, gerekli özenin gösterilmemesidir. Bent her ikisini de kendi isteği veya savsaması diye kapsar. Kasıtlı tahripte güven ilişkisi daha ağır bozulur. Küçük bir ihmal, eğitim verilmemiş bir işte 400. maddedeki indirim sebepleriyle birleşince hem tazminatı hem feshi zayıflatır. İhmalin hafif olması, eşiğin altındaki zararı yok saydırmaz. Tazminat doğabilir. Haklı fesih doğmayabilir. İki sonuç aynı anda aranmaz.

Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve meslek sırrını ortaya atma, 25. maddenin ikinci fıkrasının (e) bendindedir. Otuz günlük eşik aramaz. Eşya kırılması ile malın zimmete geçirilmesi aynı fiil değildir. Değer eşiği olmayan (e) bendi, her stok eksiğine kendiliğinden uygulanmaz. Fiilin işçiye bağlanması gerekir. Bu sayfa hırsızlığın işlenişini anlatmaz. Stok eksiği, sayım hatası veya fire ile de açıklanabilir. İşveren, eksiğin işçinin elinden çıktığını gösterir. Gösteremezse (e) bendi işlemez.

İşçi zararı bilerek gizler veya başkasına yüklerse, gizleme ayrı bir doğruluk borcu ihlali oluşturabilir. Buna karşılık işçi, olayı aynı gün bildirip onarımın yapılmasını isterse bu tutum kusurun ağırlığını azaltabilir. Bildirim, kusuru sıfırlamaz. İşverenin sigortası zararı ödemişse, sigortanın işçiye rücu edip etmeyeceği poliçe ve kusura bağlıdır. Sigorta ödemesi, işçinin kusurunu kendiliğinden kanıtlamaz. Rücu davası, fesih davasından ayrı yürür. Fesih için altı iş günü, rücu davasının sonucunu beklemez.

Ücret kesme cezası hangi sınırda kalır?

4857 sayılı Kanun’un 38. maddesi, ücret kesme cezasını toplu iş sözleşmesinde veya iş sözleşmesinde gösterilen sebeplerle sınırlar. Bu sebepler dışında kesinti yapılamaz. Bir kesintinin tutarı, bir ayda iki gündelikten fazla olamaz. İşçiye kesintinin sebepleri ve hesabı yazılı bildirilir. Kesilen para, işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılır. İşverenin kendi zararını kapatmak üzere kasada tutulamaz. İki gündelik, bu cezanın tavanıdır. Zararın tamamının ücrete oranıdır diye okunmaz. Oran bu maddede yoktur.

Zarar tazminatı, ücret kesme cezası değildir. İşveren, onarım bedelini 38. maddenin iki günlük tavanına sığdırarak bütün ücreti kesemez. Tavan, cezanın üstüdür. Tazminatın üstü değildir. Tazminat, 400. maddedeki kusur ve koşullarla belirlenir. Belirlenen tutar, iki gündeliğe bölünerek ay ay cezaya dönüştürülmez. Böyle bir bölme, cezayı gizleyen tahsilattır. İşçi, cezaya razı olsa bile, iki gündeliği aşan kısım ücret alacağı olarak kalır. Rıza, emredici sınırı kaldırmaz.

35. madde, ücretin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini ve devredilemeyeceğini yazar. Nafaka borcu bu sınırın dışında ayrıca düzenlenir. Dörtte bir, ücret haczi ve devri içindir. İşçinin verdiği zararın tahsil yüzdesi değildir. Zarar alacağı, bu orana çekilerek bordrodan kesilmez. Haciz, icra dairesinin yazısıyla ve kanundaki sınırla gelir. İşverenin kendi zararını haciz gibi bordroya yazması, 35. maddeyi uygulamış olmaz. Ücrete mahsup, işçinin açık muvafakati veya mahkeme ya da icra kararı olmadan zararın tamamını yutacak biçimde yapılamaz.

Taksit ve girişte imzalanan kesinti kaydı geçerli midir?

Taksit, ancak işçinin serbest iradesiyle ve borcun miktarı belli olduktan sonra kararlaştırılabilir. İşe girişte imzalatılan her türlü zarar ücretimden kesilir cümlesi, 38 ve 35. maddelerin sınırını kaldırmaz. Miktar belli değilken verilen peşin rıza, borcun ikrarı sayılmaz. İkrar, zararın tutarı ve sebebi bilinerek yapılmalıdır. Belirsiz bir form, sonradan çıkan her hasarı işçiye bağlayan senet değildir. Formun varlığı, kusur ispatını da ortadan kaldırmaz.

Kesinti yapılmışsa işçi, kesilen dönemin bordrosunu saklar. Fazla kesilen tutar, ücret alacağı olarak istenebilir. Fazla kesinti, zararın varlığını kendiliğinden ispatlamış olmaz. İşveren hem kesintiyi geri verir hem, kusuru ispatlarsa tazminatı ayrı isteyebilir. İki kalem takas edilirken, ücretin kanuni koruması aşılmaz. Takas, işçinin eline geçmesi gereken ücreti sıfırlayacak biçimde tutanakta gizlenemez. Sulh tutanağında kalemler ayrı satırda yazılır.

Bir ayda iki gündelikten fazla kesilen ceza, sonraki aya devredilerek parçalanamaz. Devretme, tavanı dolaşmaktır. Her ay yeni bir ceza gibi gösterilen aynı olay, tek fiilin bölünmesidir. Yeni ve ayrı bir sözleşme ihlali varsa, o ihlal kendi cezasına konu olabilir. Aynı çizik veya aynı makine arızası, her ay yeniden ceza üretmez. Ceza ile tazminatın aynı ay içinde birlikte görünmesi, ikisinin aynı kalem olduğu anlamına gelmez. Bordroda ceza diye yazılan tutarın eğitime ve sosyal hizmete ayrılıp ayrılmadığı da sorulur. Kasada kalan para, 38’e uymaz.

Haklı fesihte süre, kıdem ve ihbar ne olur?

Ahlak ve iyi niyet hallerinde fesih, 26. maddeye göre davranışın öğrenildiği günden itibaren altı iş günü ve fiilden itibaren bir yıl içinde kullanılır. İşçinin olaydan maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz. Hasarın öğrenilmesi, kırılan parçanın fark edildiği gün olabilir. Onarım faturasının geldiği gün öğrenmeyi geciktiriyorsa, bu gecikme ispat edilir. Altı iş günü, takvim günü değildir. İş günü sayılmayan günler bu altı günün içine katılmaz. Bir yıl, fiilin tarihinden işler. Öğrenme geç olsa bile bir yıl dolmuşsa, maddi çıkar hali dışında bent düşer.

Bent ispatlanırsa kıdem tazminatı ödenmez. 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi, 25. maddenin ikinci fıkrasındaki ahlak fesihlerini kıdem dışında bırakır. İhbar tazminatı da doğmaz. Fesih derhaldir. Eşik aşılmamışsa veya kusur yoksa işveren, ancak geçerli nedenle ve 17. maddedeki bildirimle feshedebilir. O fesihte bir yıllık kıdem varsa kıdem ödenir. Geçerli neden de yoksa fesih haksızdır. Bildirim sürelerinin hafta ve gün dökümü, işyerindeki kıdeme göre 17. maddeden okunur. Bu sayfa, her kıdem yılı için ayrı bir gün sayısı uydurmaz. Madde metni esas alınır.

Doğmuş ücret ve izin ücreti yine ödenir. İşveren, tazminat alacağını henüz dava etmeden ücreti rehin gibi tutamaz. Tazminat davasının zamanaşımı, alacağın sözleşmeden mi haksız fiilden mi doğduğuna göre değişir. Sözleşmesel sorumlulukta genel süre ile haksız fiilde öğrenmeye bağlı süre, aynı olayda tartışma doğurabilir. Ücret alacağının beş yıllık süresi, zarar tazminatının süresiyle aynı sayılmaz. İşçi, kendi ücret alacağında beş yılı kaçırmamalıdır. Hangi sürenin hangi kaleme işlediği, istemin hukuki sebebine göre denetlenir. Denetim yapılmadan bütün kalemler tek yıla bağlanmaz.

Geçerli fesih ile haklı fesih hangi zararlarda ayrılır?

Haklı fesih, 25. maddedeki sebebin ispatıdır. Derhal sonuç doğurur. Kıdem ve ihbar kural olarak doğmaz. Geçerli fesih, iş sözleşmesinin sürdürülmesinin işveren için beklenemeyeceği hallerdir. Bildirim süresi işler. Bir yıllık kıdem varsa kıdem ödenir. Eşiğin altındaki hasar, geçerli neden tartışmasına girebilir. Girmezse fesih haksızdır. Geçerli neden, otuz günlük eşiğin yerine konan daha düşük bir yüzde değildir. Yüzde kanunda yoktur. Beklenemezlik, olayın işyerindeki etkisine göre değerlendirilir.

Aynı zarar için önce uyarı, sonra geçerli fesih, en sonda haklı fesih diye bir merdiven kurmak zorunda değildir işveren. Bentin şartları ve altı iş günü varsa haklı fesih kullanılabilir. Şartlar yoksa geçerli feshe geçilebilir. Geçerli fesihte 19. madde savunma ister. Haklı fesihte 25. maddenin ikinci fıkrası, savunma bakımından saklı tutulmuştur. Saklı tutma, ispat yükünü kaldırmaz. İşveren yine fiili ve tutarı gösterir. Gösteremezse, savunma alınmamış fesih, kapsam içindeki işçide geçersizlik sebebi olabilir.

İşçi, eşiğin altında kaldığını düşünüyorsa bunu savunmada ve davada belgeyle gösterir. Fatura, eski ekspertiz ve parçanın yaşı, yenileme bedelinin şişirilip şişirilmediğini ortaya çıkarır. İşveren, tamir yerine yenisini almışsa, yenisinin bedeli her zaman hasar tutarı değildir. Eskime payı dosyada tartışılır. Pay, ücretin yüzdesi olarak sabitlenmez. Eşyanın kullanım süresi ve onarımın kapsamı esas alınır. Bu tartışma, fesih süresini kendiliğinden durdurmaz. Altı iş günü, ekspertiz bitsin diye uzamaz. Öğrenme tarihinin ekspertize bağlı olduğu ayrıca ispat edilir.

İşçi feshe ve tazminata nasıl karşı koyar?

İşveren davranışı ispatlayamazsa ve işçi 18. madde kapsamındaysa fesih geçersiz sayılabilir. Kapsam, otuz veya daha fazla işçi ve en az altı aylık kıdemdir. Aynı işverenin aynı işkolundaki işyerleri sayıya eklenir. İşletmenin bütününü sevk eden ve işe alıp çıkaran vekil kapsam dışındadır. Başvuru, fesih tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya, anlaşmazlıkta son tutanaktan itibaren iki hafta içinde davayadır. Bu süreler, zararın yüzdesini tartışmak için uzamaz. Kaçırılan süre, eşiğin altında kalındığı gerekçesiyle kendiliğinden açılmaz.

19. madde, davranış ve verim fesihlerinde savunma ister. 25. maddenin ikinci fıkrası saklıdır. Zarar bendinin ispatlandığı haklı fesihte, savunma eksikliği tek başına feshi düşürmez. İspat çökerse, savunmasız fesih kapsam içindeki işçide geçersizlik sebebi olur. İşçi savunmasında kusursuzluğunu, eğitim eksikliğini ve hasar tutarının otuz günün altında kaldığını gösterebilir. Savunma metninin kalıbı burada yoktur. Savunma alınmadan geçerli fesih yapılmışsa, şekil eksikliği esastan ayrı bir bozma sebebidir.

İşveren tazminat isterse miktarı fatura, ekspertiz veya onarım belgesiyle göstermelidir. İşçi, aynı parçanın eski arızasını ve işverenin araç bakım defterini isteyebilir. Arabuluculuk, hem feshin geçersizliği hem alacaklar için dava şartıdır. Sulhte işçinin ücret alacağı ile işverenin zarar iddiası ayrı satırlarda yazılmalıdır. Takas, ücretin kanuni korumasını aşan biçimde tutanakta gizlenemez. Arabulucu, zararı ücretin belli bir yüzdesine bağlayan formül önermiş olsa bile, formül kanunun hükmü değildir. Tutanak, ancak tarafların açık kabul ettiği tutarı bağlar.

Ceza yargılaması ile iş davası aynı sonucu mu verir?

Kasten başkasının malına zarar verme, koşulları varsa suçtur. İhmal, her zararda kendiliğinden suç oluşturmaz. İş sözleşmesinin feshi, ceza mahkûmiyetini beklemek zorunda değildir. İşveren, altı iş günü içinde feshederken ceza dosyasının kesinleşmesini beklerse fesih yetkisini kaçırabilir. Ceza davası ayrı yürür. Beklemek, öğrenmenin geciktiğini kendiliğinden ispatlamaz. İşveren olayı öğrenmişse altı iş günü işlemeye başlar. Savcılığın henüz iddianame düzenlememiş olması, bu günü durdurmaz.

Beraat, fiilin işlenmediği gerekçesine dayanıyorsa işveren kusur iddiasını sürdürmekte zorlanır. Delil yetersizliği, hukuk mahkemesindeki kusur ispatını her zaman bitirmez. Takipsizlik de tek başına feshi haksız kılmaz. İşçi, ceza dosyasındaki ifadeyi ve bilirkişi raporunu iş davasına sunabilir. Ceza raporundaki tamir bedeli, iş davasında da tartışılabilir. Rapor, otuz günlük ücret eşiğini kendiliğinden hesaplamış sayılmaz. Eşik, ücret bordrosu ile hasar bedeli yan yana konarak kurulur. Ceza mahkemesi bu eşiği kurmak zorunda değildir.

İşveren, gerçekleşmemiş bir zararı veya başkasının fiilini işçiye yazarak şikâyette bulunursa, şikâyetin bilerek asılsız olması iftira ve kişilik hakkı tartışması doğurur. Zararın şişirilmesi de tazminatın reddi sebebidir. Bu sonuçlar, zararın nasıl büyütüleceğini göstermez. İşçi, asılsız şikâyet yüzünden uğradığı zararı ayrı isteyebilir. O istem, işçinin kendi kusurunu ortadan kaldırmaz. İki tarafın da zararı varsa, her biri kendi kusuru ve kendi belgesiyle istenir. Takas, kişilik hakkı tazminatını ücret kesintisine çevirmez.

Birden fazla işçi ve üçüncü kişinin fiili nasıl ayrılır?

Aynı hasara birden fazla işçi karışmışsa, her birinin kusuru ayrı yazılır. Birinin kastı, diğerinin ihmalini kast yapmaz. Vardiyayı devralan işçi, önceki vardiyanın kırdığını bildirmişse, bildirilen hasar ona yüklenmez. Bildirmemiş ve üzerine yeni zarar eklemişse, eklenen kısım onun kusuruna kalabilir. İşveren, toplu bir tutarı bütün vardiyaya eşit bölerek kişisel kusur üretmiş olmaz. Eşit bölme, ücretin yüzdesi gibi kanunda yoktur. Pay, fiilin etkisine göre belirlenir.

Müşteri, başka işçi veya taşeronun fiili, davalı işçiye yazılamaz. Taşeron ile asıl işveren ilişkisi, 2. maddedeki birlikte sorumluluk kurallarına girer. O ilişki, geçici iş ilişkisinden ve işçinin kişisel kusurundan ayrıdır. Geçici işçi, kullanan işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumlu olabilir. Sorumluluk, büronun işveren sıfatını değiştirmez. Bu sayfa geçici iş ilişkisinin sürelerini tekrarlamaz. Zarar kalemi, hangi sözleşmenin tarafına yöneltileceğini ayrıca gösterir.

Üçüncü kişiye verilen zarar, işverenin o kişiye ödemesiyle işçiden rücu edilmek istenebilir. Rücu, işçinin kusurunu ve 400. maddedeki indirim sebeplerini atlamaz. İşveren, üçüncü kişiye sulh olurken işçinin payını şişiren bir tutarı işçiye olduğu gibi yansıtamaz. Sulh tutarı, gerçek zararın üstündeyse aşan kısım işçiye yazılmaz. İşçi sulhe taraf değilse, sulh onu bağlayan bir ikrar değildir. İkrar, ancak işçinin kendi beyanından veya kabulünden çıkar.

İtibar, müşteri ve sır iddiası nasıl okunur?

Müşteriye kaba davranmak veya markayı kamuoyunda küçük düşürmek, her zaman (ı) bendindeki eşya hasarı değildir. Doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış (e) bendine, şeref ve namusa dokunan söz (b) bendine girebilir. Ticari itibar kaybının tutarı, eşya onarımı gibi faturalanmayabilir. İşveren, somut müşteri kaybını ve işçinin fiilini birlikte ispatlamalıdır. Genel ciro düşüşü, tek işçiye yazılan zarar olmaz. Ciro, mevsim, fiyat ve rakip etkisiyle de düşer. Bu etkiler ayrılmadan işçinin ücretiyle orantılı bir zarar uydurulmaz.

Meslek sırrının ortaya atılması (e) bendindedir. Sır, her işyeri bilgisinin adı değildir. İşçinin kamu kurumuna yaptığı iyi niyetli bir bildirim, sırrın rakibe devriyle aynı değildir. Fikri ürün üzerinde işverenin hakkı varsa, izinsiz kullanım hem sadakat borcuna hem ilgili fikri mülkiyet hükümlerine girebilir. Hangi bilginin nasıl kopyalanacağı bu metinde yoktur. Sır iddiası, otuz günlük eşik aramaz. Yine de fiilin işçiye bağlanması ve bilginin sır olması gerekir. Her fiyat listesi sır değildir.

İşçi, haksız yere itibar veya sır isnadıyla çıkarılırsa kıdem, ihbar ve koşulları varsa işe iade gündeme gelir. Doğmuş ücret kesilmez. İşsizlik ödeneği, 4447 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre kusur dışı işsizlik, son yüz yirmi gün prim, son üç yılda en az altı yüz gün prim ve başvurunun süresi içinde yapılması şartlarına bağlıdır. İspatlı ahlak feshi bu ödeneği kural olarak keser. Ödenek tutarı bu sayfada yazılmaz. Kesilen ödenek, zarar tazminatının işçiden tahsil edildiği anlamına gelmez. İki kurum ayrıdır.

Araç, stok ve kasa açığı nasıl ispat edilir?

Araç hasarında tutanak, fotoğraf, ekspertiz ve önceki bakım kaydı birlikte okunur. İşçi aracı teslim alırken hasar varsa, teslim tutanağı sonraki idrâyı zayıflatır. Tutanak yoksa, aracın önceki hali tanık ve servis kayıtlarıyla gösterilebilir. İşveren, tamir faturasının tamamını eşik saymadan önce, faturadaki işin bu olaya ait olduğunu ayırır. Başka bir aracın parçası veya eski bir işlem, bu faturaya eklenmişse çıkarılır. Kalan tutar, otuz günlük ücretle karşılaştırılır. Karşılaştırma yüzde değildir.

Stok açığında sayım tutanağı, önceki sayım ve işçinin fiilen o depoya girip girmediği gerekir. Kamera kaydı varsa süresi içinde saklanmış olmalıdır. Kayıt yoksa, yokluk işçinin aleyhine kendiliğinden yorumlanmaz. Anahtar veya şifre birden fazla kişideyse, tek işçiyi işaret etmek zayıflar. Kasa açığında z raporu, fiş ve sayım aynı günün belgesidir. Ertesi gün fark edilen açık, öğrenme günü bakımından 26. maddeye yazılır. Fiil günü, açığın oluştuğu gündür. İkisi karıştırılırsa altı iş günü yanlış başlar.

İşçi, açığı ikrar etmişse ikrarın kapsamı sorulur. Korkutularak veya ücreti ödenmeyeceği söylenerek alınan ikrar, serbest irade tartışması doğurur. İkrar belgesinde tutar yoksa, tutar sonradan işverenin yazdığı rakamla tamamlanmış sayılmaz. Tutar, sayım ve fatura ile kurulur. İşçi tutarın bir kısmını kabul ediyorsa, kabul ettiği kısım ile çekişmeli kısım ayrılır. Kabul, ücretten kesinti yetkisi vermez. Kesinti yine 38. maddenin iki gündelik tavanına ve tazminatın ayrı rejimine tabidir.

Sigorta, rücu ve eğitim eksikliği tazminatı nasıl sınırlar?

400. madde, işin tehlikesini, uzmanlığı ve işverenin verdiği aracı indirim sebebi sayar. Eğitim verilmemiş işçi, eğitim verilen işçiyle aynı ağırlıkta sorumlu tutulmaz. Eğitim belgesi, işverenin dosyasında yoksa, verildiğinin ispatı işverendedir. İşçi eğitime katılmamışsa, katılmama da ayrıca değerlendirilir. Katılmama, her zararı işçiye tam yüklemez. Zararın eğitimle bağlantısı gösterilir. Bağlantı yoksa eğitim eksikliği indirim sebebi olmaz. Bağlantı varsa, tazminat koşullara göre azalır. Azalma, ücretin yüzdesi olarak kanunda sabit değildir.

İşverenin kasko veya sorumluluk sigortası zararı ödemişse, sigortanın işçiye dönmesi poliçedeki rücu şartına ve kusurun ağırlığına bağlıdır. Kasıt, rücuda genellikle sigortalı lehine daraltılır. Hafif ihmal, poliçenin yazdığı ölçüye göre dışarıda kalabilir. Bu sayfa poliçe metninin yerine geçmez. Somut poliçe okunur. Sigortanın ödediği tutar, otuz günlük ücret eşiğinin hesabında hasar bedeli olarak kullanılabilir. Kullanılması, işçinin o tutarın tamamından sorumlu olduğunu göstermez. Eşik fesih içindir. Tazminat, kusur ve indirimden sonra kalan kısımdır.

İşveren, sigortadan aldığı parayı hem kasada tutup hem işçiden aynı tutarı isterse mükerrer tahsilat doğar. Mükerrerlik, işçinin itiraz sebebidir. Sigorta rücu etmiş ve işçiden tahsil etmişse, işverenin ikinci kez aynı kalemi istemesi de mükerrerdir. Dosyada kimin tahsil ettiği yazılır. Tahsilat dekontu yoksa, borç ayakta sayılabilir. Dekont varsa, bakiye ancak ödenmeyen kısım için istenir. Bakiye, ücretin yüzdesine yuvarlanmaz. Kalan lira, fatura ile tahsilatın farkıdır.

Haklı fesih, geçerli fesih ve kesinti yan yana nasıl durur?

Aynı hasar, üç ayrı sonuca birden bağlanabilir. Birincisi, kusur varsa 400. maddedeki tazminattır. İkincisi, şartları varsa 25. maddedeki haklı fesihtir. Üçüncüsü, sözleşmede sebep varsa ve tavan aşılmıyorsa 38. maddedeki ücret kesme cezasıdır. Üçü aynı anda kendiliğinden doğmaz. Tazminat, kusur ve tutarla doğar. Haklı fesih, bentin unsuru ve süreyle doğar. Kesme cezası, gösterilmiş sebeple ve ayda en çok iki gündelikle doğar. Birinin varlığı, diğerinin unsurunu tamamlamış sayılmaz. İşveren üçünü birden kullanacaksa, her birinin belgesini ayrı tutar.

Geçerli fesih, bu üçünün yerine geçen dördüncü bir ihtimaldir. Eşik aşılmamış veya altı iş günü kaçmışsa, işveren beklenemezliği ispat ederek bildirimli feshe gidebilir. Bildirim, 17. maddedeki kıdeme bağlı süreyle yapılır. Sürenin gün dökümü, maddeden okunur. Bu sayfa her kıdem yılı için ayrı bir gün uydurmaz. Geçerli fesihte bir yıllık kıdem varsa kıdem ödenir. Haklı fesihte ödenmez. Kesme cezası, fesih olmasa da uygulanabilir. Ceza uygulanmış diye fesih hakkı kendiliğinden doğmaz veya düşmez. Fesih, kendi süresinde ayrıca kullanılır.

İşçi, bu dörtlüyü bordroda tek satır halinde görürse itiraz eder. Tek satır, hangi kısmın ceza, hangi kısmın tazminat, hangi kısmın ihbar mahsupı olduğunu gizler. Gizlenen mahsup, ücretin kanuni korumasını aşabilir. Aşarsa, aşan kısım ücret alacağıdır. Alacak, zararın ispatlandığı oranda kendiliğinden sönmez. Oran da ücretin yüzdesi değildir. Sönme, ancak ödenen veya mahkemece takas edilen lira kadardır. Lira, fatura ile bordronun farkından çıkar. Fark yoksa alacak durur.

SonuçNe aranırÜcrete etkisiKıdem
TBK m.400 tazminatıKusur, tutar ve indirim sebepleriYüzdeyle kesilmez; ayrı alacaktırFesih yoksa kıdemi kesmez
25/II-ı haklı fesihİstek veya savsama, eşik veya tehlike, altı iş günüDoğmuş ücret ödenirİspatlanırsa kıdem ve ihbar yok
Geçerli fesihBeklenemezlik ve bildirimBildirim süresi ücretiBir yıl kıdem varsa kıdem var
m.38 ücret kesme cezasıSözleşmede yazılı sebepAyda en çok iki gündelik; kasa kârı değilTek başına fesih değildir

Dört sonuç birbirinin tavanı değildir. Zarar, ücretin bir yüzdesi olarak bu tabloda yoktur.

Disiplin kurulu kararı fesih süresini durdurur mu?

İşyerinde disiplin kurulu veya benzeri bir kurul varsa, kurulun toplanması 26. maddedeki altı iş gününü kendiliğinden durdurmaz. Süre, davranışın öğrenildiği günden işler. Kurul, öğrenmeyi geciktiren bir merci diye kurulmamıştır. İşveren olayı öğrenmiş ve kurula sevk etmişse, sevk günü öğrenmenin olmadığı anlamına gelmez. Kurul kararını beklerken altı iş günü dolmuşsa, aynı fiile dayanarak 25. maddenin ikinci fıkrasından fesih düşer. Düşme, tazminat istemini kendiliğinden düşürmez. Tazminat, kusur ve tutarla ayrıca durur.

Kurul, işçiyi dinlemişse bu dinleme, 19. maddedeki savunmanın yerine geçebilir veya geçmeyebilir. Geçmesi, dinlemenin fesih sebebini, tutarı ve süreyi işçiye açıkça bildirip bildirmemesine bağlıdır. Bildirim yoksa, geçerli fesihte savunma eksikliği devam eder. Haklı fesihte 25. maddenin ikinci fıkrası savunma bakımından saklıdır. Saklılık, kurul tutanağını ispat belgesi olmaktan çıkarmaz. Tutanak, fiili ve işçinin açıklamasını gösterir. Göstermiyorsa, kurul kararı tek başına eşik ispatı değildir.

Kurulun önerdiği ceza, ücret kesme ise 38. maddenin sınırına tabidir. Kurul, ayda iki gündelikten fazlasını önermişse fazlası uygulanamaz. Kurul, zarar tazminatını ücretin bir yüzdesi olarak önermişse bu yüzde kanundan gelmez. İşveren, yüzdeyi uygulamaya koyarak borcu doğurmuş olmaz. Borç, fatura, kusur ve 400. maddedeki koşullarla doğar. Kurul kararı, bu koşulların yerine geçen bir ilam değildir. İlam, mahkemenin işidir. Kurul, işyerinin iç işlemidir.

İşçi, kurulda konuşmaya zorlanmış veya tutanak kendisine okunmadan imzalatılmışsa, imzanın serbest iradeyi gösterip göstermediği tartışılır. Tartışma, zararın hiç olmadığı anlamına gelmez. İkrarın kapsamını daraltabilir. Daraltılan kısım, yine belgeyle ispatlanır. İspat, kurulun oy çokluğuna bırakılmaz. Oy, iç işlemin gerekçesidir. Gerekçe, feshin öğrenme gününü ve hasar tutarını dosyaya yazmalıdır. Yazmıyorsa, hem süre hem eşik zayıf kalır. Zayıf kalan fesih, kapsam içindeki işçide geçersizlik davasının konusu olur. Dava süresi, kurul gününden değil fesih tebliğinden işler.

Birden fazla şubesi olan işverende kurul, olayın geçtiği şubeden haberi sonra almış olabilir. Öğrenme, merkezin haberi değil, feshe yetkili kişinin veya bu kişiyi düzenli bilgilendiren birimin öğrendiği gündür. Şube müdürü olayı tutanağa bağlamışsa, merkezin haftalar sonra görmesi altı iş gününü yeniden başlatmaz. Tersine, şube olayı gizlemiş ve merkez ilk kez raporla öğrenmişse, gizleme ayrıca ispat edilir. İspat yoksa, ilk tutanak günü esas alınır. Bu ayrım, zarar tutarını değiştirmez. Tutar yine fatura ve çıplak ücretle kurulur. Kurulun geç toplanması, otuz günlük eşiği yükseltmez ve ücretten yüzde kesme hakkı doğurmaz.

İşçi, kurul kararına karşı işyeri iç tüzüğündeki itirazı kullanmışsa, itiraz fesih tebliğinin yerini tutmaz. Fesih ayrıca bildirilmemişse, kurul kararı tek başına iş sözleşmesini bitirmiş sayılmaz. Bitmiş sayılması için fesih iradesinin işçiye ulaşması gerekir. Ulaşma, altı iş gününün içinde olmalıdır. İç itirazın sonuçlanması beklenirken süre dolmuşsa, haklı fesih düşer. Düşen fesih, işçinin ücret alacağını da düşürmez. Doğmuş ücret, izin ücreti ve fazla kesilen iki gündeliğin üstü ayrıca istenir. İstem, zararın ücretin belli bir oranı olduğu cümlesine bağlanmaz.

Hangi kayıtlar saklanır, hangisi şablon değildir?

İşçi, bordro, kesinti yazısı, fesih bildirimi, savunma tutanağı, eğitim belgesi ve varsa ekspertizi saklar. İşveren, olayı öğrendiği günü, altı iş gününün hesabını, hasar belgesini ve ücretin çıplak tutarını saklar. Öğrenme günü yazılmamışsa, fesih geç bildirilmiş sayılabilir. Hasar belgesi yoksa eşik ispatlanamaz. Çıplak ücret yerine giydirilmiş brüt kullanılmışsa, eşik şişirilmiş olabilir. Şişirme, feshin dayanaksız kalmasına sebep olabilir. Kayıtların düzeni, davanın kendisi değildir. Kayıt, iddiayı taşır.

Dilekçe şablonu, kusuru ve tutarı üretmez. Her dosyada fiil, gün, eşya, ücret ve kusur ayrıdır. Aynı cümle, hem kasa açığına hem trafik hasarına hem sır iddiasına yazılamaz. Yazılırsa, hangi bendin kullanıldığı anlaşılmaz. (ı), (e) ve (b) bentleri farklı unsur ister. Unsuru olmayan bent, diğerinin eşiğini ödünç alamaz. Otuz gün, yalnız (ı) bendindeki hasar kısmı içindir. Güvenlik tehlikesi ve (e) bendi bu eşiği aramaz. Ücret kesme cezasının iki gündeliği ise hiçbir bendin tazminat tavanı değildir.

Sık düşülen hatalar şunlardır. Her zararı tazminatsız fesih sanmak. Otuz günlük ücreti giydirilmiş ücretle hesaplamak. Zararı 38. maddedeki iki gündeliğe sığdırıp aylarca kesmek. İki gündeliği aşan kesintiyi tazminat diye adlandırmak. Zararı ücretin bir yüzdesi saymak. Hacizdeki dörtte bir sınırını zarar tahsil oranı sanmak. Ceza davasını beklerken altı iş gününü kaçırmak. Kusursuz arızayı işçiye yazmak. Doğmuş ücreti rehin tutmak. Eğitim verilmediğini görmemek. Bu hatalar, hem feshi hem tahsilatı bozar. Doğru sıra, önce kusur, sonra tutar, sonra bent, en sonda kesinti cezasının ayrı tavanıdır.

İşçi ve işveren, tutarı bilirkişiye bırakacaksa bilirkişiden ücretin yüzdesi değil, onarım veya yenileme bedeli ile çıplak ücretin otuz günlük karşılığını ayrı ayrı istemelidir. Bilirkişi, kesme cezasının iki gündeliğini tazminat tavanı sanırsa rapor hükme esas alınmadan tartışılır. Rapor, kusurun ağırlığını ve eğitim ile araç eksikliğini de yazmalıdır. Yazmıyorsa 400. maddedeki indirim sebepleri atlanmış olur. Atlanan indirim, feshin süresini değiştirmez. Süresi kaçmış haklı fesih, rapor lehe olsa bile 25. maddenin ikinci fıkrasından ayıakta tutulamaz. Tazminat istemi, raporun gösterdiği kusur ve tutarla ayrıca değerlendirilir. Değerlendirme, 2026 yılına ait örnek bir lira üzerinden yapılmaz. İşveren, rapordaki bedeli bordroya ceza diye yazarak iki gündelik tavanını aşamaz. Aşan kısım ücret alacağı olarak kalır. İşçi de raporu, kusur yokken feshi haklı göstermek için kullanamaz. Rapor delildir, bent değildir. Bent, kanunun aradığı unsur ve süreyle kurulur. Rapor bu unsurların yerine geçmez. Eksik unsur, ücretten oran keserek tamamlanamaz.

İlgili taslaklar: Kıdem Tazminatı Davası Nedir? · İş Güvencesi Nedir? Şartları ve İş Güvencesi Tazminatı · İş Davalarında Arabuluculuk Süreci ve Süreleri · İş Sözleşmesinin Feshi Nedir? Nasıl Yapılır?

Sık sorulan sorular

Her zarar tazminatsız fesih sebebi midir?

Hayır. 25/II-ı, kendi istek veya savsama ile güvenlik tehlikesini ya da otuz günlük ücretle ödenemeyecek hasarı arar. Altındaki zarar tazminat doğurabilir, bu bentten feshi açmaz.

Otuz günlük ücret giydirilmiş ücret midir?

Kanun otuz günlük ücret der. Kıdemdeki giydirilmiş ücret ve tavan bu eşiğin yerine yazılmaz. Hesap çıplak ücret üzerinden kurulur.

Zarar maaşın yüzdesi olarak kesilir mi?

Hayır. Zarar alacağı ücretin bir yüzdesi değildir. Ücret kesme cezası, sözleşmede sebep varsa ayda en çok iki gündeliktir ve işverenin zararına gelir yazılmaz.

İki gündelik hangi kuralın tavanıdır?

Yalnız 38. maddedeki ücret kesme cezasının tavanıdır. Tazminatın tavanı değildir. Zarar, bu cezaya bölünerek tahsil edilmez.

Ücret hacizindeki oran zarar tahsilatı mıdır?

Hayır. 35. maddedeki dörtte bir, ücretin haczi ve devri içindir. İşverenin kendi zararını bu orana çekerek bordrodan kesmesi, ne hacizdir ne tazminat usulüdür.

Kusuru olmayan işçi öder mi?

TBK m.400 kusur arar. Araç, eğitim ve işin tehlikesi tazminatın belirlenmesinde indirim sebebidir. İndirim, ücretin sabit yüzdesi değildir.

Fesih için süre kaç gündür?

Öğrenmeden itibaren altı iş günü, fiilden itibaren bir yıldır. Maddi çıkar sağlanmışsa bir yıllık süre uygulanmaz. Altı iş günü takvim günü değildir.

Haklı fesih kıdemi keser mi?

25/II ispatlanırsa kıdem ve ihbar doğmaz. Doğmuş ücret ve izin ücreti ödenir. İspat yoksa kıdem ve ihbar gündeme gelir.

Ceza davası bitmeden fesih olur mu?

İşveren ceza hükmünü beklemek zorunda değildir. Altı iş gününü kaçırırsa aynı fiille 25/II feshi düşer.

Eşiğin altındaki zarar hiçbir sonuç doğurmaz mı?

Tazminat, kusur varsa 400. maddeyle istenebilir. Haklı fesih bu eşikten açılmaz. Geçerli fesih, beklenemezlik ayrıca ispatlanırsa ve bildirimle gündeme gelebilir.

İşçi zararı kabul etmezse ne olur?

İşveren miktarı ve kusuru ispatlar. İşçi arabuluculuk ve davada ücreti, kıdemi ve feshin geçersizliğini kendi şartlarıyla isteyebilir.

Girişte imzalanan kesinti formu yeterli midir?

Hayır. Miktarı belirsiz peşin rıza, 35 ve 38. maddelerin sınırını kaldırmaz. Kesinti, ceza ise iki gündeliği aşamaz. Tazminat ayrı ispat ister.

Paylaş:

Av. Oğuz EROĞLU

Av. Oğuz Eroğlu, Eroğlu Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nun kurucu avukatıdır. Hukuk Fakültesi mezuniyetinin ardından mesleki kariyerini avukatlık alanında sürdürmüş ve uzun yıllara dayanan deneyim kazanmıştır. Hukuk alanı...

Profili Gör